Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bağcılık Asmalarda Terbiye, Budama, İlaçlama



EmeL
07-09-2012, 20:43
Bağcılık Asmalarda Terbiye-Budama Sistemleri

Terbiye Sistemi
Bugün ülkemizde kullanılan alçak düz t ve v sistemi tabir edilen telli terbiye sistemleri, daha çok kurutmalık üzüm yetiştiriciliğine yönelik uygulamalardır. Bu sistemde ve sonrasında yapılan uygulamalar neticesinde, bağlardan kaliteli sofralık üzüm elde etmek mümkün değildir. Bağ tesis edilirken, mutlaka yüksek telli terbiye sistemleri kurulmalıdır. Hangi sistem olursa olsun(yüksek v, t, pergole, tek kollu çardak vs.) Asmanın dal ve yaprakları telin üzerinde, salkımlar altta ve güneşi kesinlikle direkt görmeyecek şekilde oluşturulan bir terbiye sistemi nihai ürün kalitesini doğrudan etkileyen bir faktördür. Salkımların havalanması çok iyi olmalı, salkımlar birbiri üstüne binmemeli ve bu şekilde ilaçlama etkinliği sağlanmalıdır. Bütün bunların istenildiği gibi olabilmesi, tamamen etkin bir biçimde kurulacak terbiye sistemine bağlıdır. Kurulacak yüksek terbiye sistemi, kültürel uygulamaların daha rahat bir biçimde yapılmasını sağlamanın yanında işçilik maliyetlerini de bu yönü ile daha ekonomik bir hale getirmesi ile de önemli avantajlar sağlamaktadır. Hasat anında ıskartaya ayrılan ürün miktarıda yüksek terbiye sistemleri ile önemli ölçüde azalmaktadır.

Budama
İlk yıllar, kurulan terbiye sistemine uyumlu budama ve ömür boyu hizmet verecek ana çatının teşkili önemli bir konu olduğundan, amaca uygun şekil vermek ve ana yapıyı doğru oluşturmak gerekir. Verim döneminde yapılan budamada dikkat edilmesi gereken önemli hususlar şunlardır; Asmada, verim ile kaliteli ürün arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekir. Asmanın kaliteli olarak besleyebileceği salkımdan fazlasını yapacak çubuk bırakmak, çok yanlış bir düşüncedir. Çok sayıdaki zayıf salkımların gelişmesi (renk, brix, tane iriliği, homojen salkım yapısı, vs) mümkün olmayıp elde edilen ürünün %60’ı standart dışı gelişmekte, kalan kısmıda sofralık vasfını yitirmektedir. Bu yüzden verim-kalite arasındaki ilişki asma performansına bakılarak ayarlanmalıdır. Bunda da en önemli rolü budama üslenmektedir. Asma başına 3 ile 5 verim çubuğu bırakılmalı ve yine asma başına 15 ile 25 salkım ürün düşünülerek yetiştiricilik yapılmalıdır. Bağcılıkta budama sadece çubukları kesmekle bitmemektedir. Salkım doğuşlarını takiben fazlası varsa, fazla olan zayıf gelişecek salkımların erken dönemde uzaklaştırılarak asmanın rahatlatılması gerekmektedir. Ayrıca standart tane iriliği ve salkım yapısı için salkım budamaları (salkım uç alma) yapılması çok önemlidir. Yine aynı amaca yönelik, tane iriliklerini ve brixi arttırmak için dal ve ana gövde de yapılacak çizme (ince bilezik alma) (şekil 4) işlemleride çok önemlidir. Ayrıca büyüme periyodunda uç alma ve koltuk almalarda kaliteli ürünü doğrudan etkilemektedir. Asmanın her yıl düzenli ve istenen kaliteli ürünü verebilmesi tamamen budamayla kurulacak verim dengesine bağlıdır.


Asmada Ürün Kalitesinin Arttırılmasına Yönelik Çizme Uygulaması

Asmada Ürün Kalite ve Verimliliğinin Sağlanmasına Yönelik Olarak Yapılan Budama Uygulaması ile Bitkinin Sahip Olması Gereken Yapısı. Budamanın erken ya da geç yapılması sakıncalıdır. Kış öncesi erken yapılan budamalarda çubuklar yeterince pişmeden ve de depo besinlerinin ana gövdeye nakli tamamlanmadan yapılması durumunda kayıplar artmaktadır. Budamanın baharda geç kalan dönemde, su yürüdükten sonra yapılması da çok sakıncalıdır. En uygun bağ budama zamanı ocak-şubat aylarıdır.

Toprak İsteği
Asmanın kökleri derine gittiğinden yumuşak dokulu topraklardan hoşlanır.

Bağlar yazları kurak veya az yağışlı yerlerde en iyi geliştiğinden bağ toprağının derin ve
su tutma kapasitesinin yüksek olması istenir.Toprak yapısı köklerin gelişmesine müsait
olduktan sonra fakir topraklarda bile yetişir.Yerli asmalar kendi kökleri üzerinde yetişti
rildiğinde topraktaki kirece oldukça fazla tolerans gösterirler. Fakat, Amerikan asma
anacı kullanılması halinde, toprak seçimi önemlidir.
Bölgemizde, su geçirir olmak şartıyla killi topraklar çok verimli ve bağcılığa elverişli
topraklardır. Tınlı topraklar ise, kalite bağcılığı bakımından orta derecede, fakat
üretim bağcılığı için besin maddelerince zengin topraklardır.
Kalkerli topraklar şaraplık kırmızı üzüm çeşitlerinin sevdiği topraklardır. Ancak bazı Amerikan asma anaçları yetişmez. Humuslu toprakların bağcılık açısından önemi olmamasına rağmen iyi bir bağ toprağında % 5-10 humusun bulunması arzu edilir.

YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

Çeşit seçimi
Bölge çeşitleriyle uyuşabilecek anaçların seçilmesine özellikle dikkat edilmelidir. Erkenci
çeşitler için Berlandieri X Riparia melezlerinden koker 5BB, 420 Ave 5C anaç olarak seçilebilir. Bu anaçlar yüksek oranda kireceve yeterli düzeyde de nematoda dayanıklıdırlar. Orta mevsimde ve özellikle geç dönemde olgunlaşan çeşitler için ise kirece dayanımı yüksek, nematodlara dayanımı yeterli ve kuvvetli gelişme özelliğine sahip Berlandieri X Rupestris melezlerinden 99 R,1103 P ve 140 Ruggeri anaçları, tuzluluk sorunu olan yerlerde
ise Solonis X Riparis melezi olan 1616 C anaç olarak seçilmesi uygundur.Çeşitlerin budanması, uyanması,
olgunluk zamanı v.s. farklılık gösterdiğinden böyle bağların bakımıhasadı ve üzümün değerlendirilmesi çok
zor olmaktadır. Bu nedenle bağa konulacak çeşit sayısı en az sayıda tutulmalı bir veya ikiyi geçmemesi tavsiye edilir.
2-Toprak HazırlığıÖncelikle Arazide varsa, büyük kayalarağaçlar ve çalılar temizlenir. Omcaları muntazam ve düzgün dikebilmek için tümsekler düzeltilir, çukurlar doldurularak toprak tesviyesi yapılır. Fazla su tutan yerlerde drenaj için önlemler alınır. Asmanın ekonomik ömrü bakım koşullarına göre değişmekle birlikte 40 yılın üzerindedir.
Bu nedenle ömrü bitinceye dek dikildiği yerde kalacağından, tesisinde çok titiz davranılmalıdır. İyi hazırlanmayan bir yere tesis edilen bağ iyi gelişemez,kısa ömürlü,verimsiz olur ve hastalıklara yakalanma riski artar.
Yeni tesis edilecek bağ, hiç işlenmemiş bir toprak üzerinde olacaksa alan iyi bir şekilde işlenmelidir. Eğer eski bir bağ alanı ise toprağı bir kaç yıl dinlendirilerek bol yeşil gübre ile gübrelenmelidir.Asmanın iyi bir şekilde gelişebilmesi ve köklerinin derine gitmesi, toprak içinde iyi gelişmesine bağlıdır, yani asmanın gelişimi toprak yapısı ile ilgilidir. Tınlı kumlu topraklarda kökler çok derine gidebilirken Sert yapı gösteren topraklarda köklerin derine gitmesi sınırlıdır. Bu tip toprakların krizma yapılmasi şarttır. Bilhassa yeni bağcılıkta krizma işine daha çok önem vermek lazımdır. Çünkü yeni bağcılıkta kullanılan Amerikan asma anaçlarının kökleriçok kuvvetli ve süratli büyüdüklerinden toprağın gevşek ve süzek olması lazımdır. Asmaların gelişmemesi ve bazı bağların zamanından önce kuruması, krizmanın yapılmaması veya yüzlek yapılmasından ileri gelmektedir.Krizma, bağ toprağının en az 40 cm derinlikte işlenmesidir. Bu işlem günümüzde krizma pullukları ileyapılmaktadır.Krizma pulluklarıbeygir gücü yüksek traktörlerle çekilir ve toprak 40-50 cm derinlikte işlenir.Krizmanın yapılma zamanı sonbahar mevsimidir. Krizma erken yapılmalı ve krizmanın bitimi ile asma fidanı dikimi arasında en az 6-8 haftalık bir zaman olmalıdır.

Dikim
Sonbaharda krizma yapılmış arazi ilkbaharda düzeltildikten sonra, hayvan veya makina gücü ile işlenebilecek aralık ve uzunlukta çukurlar açılır. İklimin daha sıcak olduğu bölgelerde güneş zararlarını azaltmak için sıralamanın doğu-batı yönünde yapılması, meyilli arazilerde dik olmasıgerekir. Denemeler yeni tesis edilecek bağlarda sıra üzerinin 1,5-2 m. sıra arasının 2,5-3 m. olması gerektiğini göstermiştir. İşaretlenmiş yerlere iki kürek derinliğinde, bir kürek genişliğinde çukur açılır. Çukur açmanın makina ile yapılması daha avantajlıdır. Çukurların dip kısmına yanmış çiftlik gübresiince toprakla karıştırılarak konmalıdır. Dikim için fidanda budama yapılır. Yan ve boğaz kökleri tamamiyle, dip kökler ise 10 cm üzerinden çepeçevre kesilir. Oluşmuş sürgünlerin en kuvvetlisi bırakılır. Budaması yapılan köklü çubuk veya aşılı köklü topraklı fidan, açılan çukurun tam ortasına gelecek şekilde konur, fidanın gövde kısmının en az 10-15 cm.i toprak üzerinde kalacak şekilde açılan çukurlara 10-15 cm kalınlığında toprak atıldıktan sonra fidan hava almayacak şekilde sıkıştırılmalıdır. Daha sonra can suyu verilir ve fidanın yerini belli etmek için yanına bir herek dikilmelidir. Dikim yapılırken kısır çeşitler (morfolojik
erdişi, fizyolojik dişi) saf olarak dikilmemelidir. Çünkü bu çeşitlerin polen tozlarının döllenme yeteneği yoktur. Bunun için dikim planı sekiz omcaya bir babalık veya iki sıraya bir dölleyici dikmek suretiyle yapılmalıdır fakat burada babalık olarak kullanılan çeşitlerin çiçek açma tarihleri döllenecek çeşitle aynı tarihe denk gelecek şekilde seçilmesine dikkat edilmelidir.

http://www.tacotarim.com.tr/images/image/bagcilik1.jpg

Dikim şekilleri:
a. Kare dikim: İnsan gücü ile toprağı işlenen zayıf, toprağa dikilmiş ve kısa budama isteyen çeşitlerde uygulanır. Bu şekilde dikimlerde mesafe 1-2 m. dir.
b. Dikdörtgen dikim: Yüksek terbiye sistemleri ile kurulmuş bağlara verilen şekildir. Bu şekilde bağların işlenmesi hayvan veya makina gücü ile yapılır. Sıra üzeri dar, sıra araları ise geniş tutulur. Sıra üzerlerinin araları 1-2 m, sıra araları ise 2-3 m arasında değişir.
c. Üçgen dikim: Bu dikimde her üç kenar birbirine eşittir. Altı omca birleştirilince bir heksagonal şekil oluşur zor bir dikim şeklidir. Daha çok küçük işletmelerde uygulanır.

Gübreleme
Genelde bağlar organik maddece fakir olan topraklarda tesis edilmektedir. Bu nedenle bağlar için çiftlik gübresinin önemi daha fazladır. Ancak, çiftlik gübresi asmanın tüm besin elementleri ihtiyacını karşılamayacağı için ticari gübreler de kullanılmalıdır.Doğru miktarda, dengeli ve zamanında yapılan uygun gübreleme bağcılıkta ürün miktarını ve kalitesini artırmakta ve bağların hastalık zararlı ve dona karşı dirençlerini de yükseltmektedir. Bu sebepten bağlarda iyi gelişmeyi sağlamak ve yeterli ürün alabilmek için topraktan kaldırılan besin maddelerinin yeniden takviye edilmesi gerekir.
Bağlara verilecek gübre miktarının tesbiti için birçok faktör gözönünde bulundurularak önceden bazı tahlillerin yapılması gerektmektedir. Her bölgede hatta her bağda ihtiyaç duyulan mineral ve organik madde miktarını ayrı ayrı tesbit etmek daha sonra buna göre gübreleme yapmak en isabetli yoldur. Bizim bölgemiz için tavsiye edilen gübre miktarı saf madde olarak kuru koşullarda yerli bağ için 10 kg/da azot, 8 kg/da fosfor, sulu koşullarda kültür bağ için ise 14 kg/da azot, 9 kg/da fosfordur.Azotlu gübrenin bağlara en uygun verilme zamanı ilkbaharda ilk toprak işlemesinden hemen önce şubat-mart aylarıdır ,istenirse azotlu gübrenin ikinci yarısı nisan-mayıs
aylarında da verilebilir.Çiftlik gübresi ile fosforlu gübreler ise sonbahar toprak işlemesi sırasında sıralar arasına verilerek toprakla karışması sağlanır.

Sulama
Asmanın büyüyüp gelişmesi için topraktaki su miktarının daimi solma noktasının üstünde olması gerekmektedir.
Asmanın hızlı gelişme devresi olan mayıs-haziran ayları ile salkımların ben düşme zamanında (Temmuz ) kök bölgesinde yeterli su bulunmadığı hallerde omcaların gelişmesi yavaşlar, yapraklar pörsür ve renkleri solar,salkımlardaki taneler normal iriliklerini alamaz ve renkleri donuklaşırüzerlerinde güneş yanıkları oluşur. Böyle durumlarla karşılaşınca bağın suya ihtiyacı olduğu anlaşılmalıdır.
Kış yağmurları normal düşmüşse toprak tarafından tutulmuş olan su bağların bahar gelişmesine yeterli olacaktır. Sulama imkanı olan taban bağlarda iki kez sulama ve sulamadan sonra tava gelince toprak işleme çok iyi sonuç vermektedir.Kışın kurak geçmesi durumunda ve ayrıca bağlar uyanmadanönce bir su verilip ardından toprak işleme yapılması uygundur.Bağlarda çiçeklenmenin hemen sonrasında ve tanelere ben düşme başlangıcında sulamaya özellikle dikkat etmek gerekir. Kurutmalık ve şaraplık bağlarda ise meyvenin olgunlaşmasından 3-4 hafta önce sulama kesilmelidir.
Bağa verilecek su miktarı iklime, toprağa ve çeşide göre değişiklik gösterir. Toprağın üstten 60-70 cm'lik kısmı suya doymalıdır. Bunu anlayabilmek üzere sulama yapıldıktan sonra bir demir çubuk toprağa batırılmalı ve rahatça ilerlediği derinlik suyun işleme seviyesi olarak kabul edilmelidir. Karığın suyla doldurularak suyun sıra sonuna ulaşması da verilecek su miktarının yeterliliğinin tesbitinde bir ölçü olarak kullanılmaktadır.
Yurdumuzda bağlarda sulama çoğunlukla karık usulüyle yapılmaktadır. Yinede son yıllarda damla sulama ve sprink yöntemi de uygulanmaktadır.

Toprak İşleme
Kültür bitkileri içinde en fazla toprak işlemesi isteyen bitki asmadır.Sonbaharda yaprak dökümünden sonra, budamadan önce yapılacak toprak işleme yabancı otlarla savaşımda ve kış yağmurlarının toprakta emilmesine yardımcı olmaktadır. Daha sonra biri budamadan sonra, bir de ilkbahar geç donlarından sonra yapılacak toprak işleme toprağın havalanmasını ve suyun toprakta muhafazasını sağlamaktadır. Bu sırada çapa ile boğaz açma ve boğaz köklerinin temizliği de önemli bakım işlerindendir. Ayrıca tane bağlamadan sonra yapılacak toprak işlemesi ve çapa da etkili olmaktadır. Bağlarda yabancı ot için ilkbahar ve yaz aylarında 2-4 çapa yeterli olmaktadır.

Budama

Asmanın budanması çok bilgi ve beceri isteyen bir teknik iştir. Bu nedenle asmanın fizyolojisini ve budama esaslarını bilmek gerekir. Aksi halde üzümün kalitesi düşmekte, verim azalmaktadır.Asma, bir yıllık sürgünler üzerinde, üzüm çeşitlerine göre mahsuldar gözlerin yerinin bilinmesi şartı ile asmanın kaldırabileceği kadar verimli
çubuk (göz) bırakmak ve lüzumsuz çubukları kesmek biçiminde budanır. İklim şartlarına göre budamanın; ocak-şubat, hatta mart aylarında yapılması uygundur.Budama şekli olarak hem daha yüksek bir verim ve kalite elde edilmesi, hem de özellikle boncuklanmanın önlenmesi açısından 5-8 göz üzerinden uzunlu kısalı karışık budamaya imkan
sağlayan telli terbiye şekillerinden 60-80 cm gövde yüksekliğine sahip "guyot sistemi" ya da "guyot + T" terbiye şeklinin uygulanması önerilmektedir.

Bağ Hastalıkları ve Zararlıları
Bağ Hastalıkları ve MücadelesiBağ Küllenmesi (Uncinula Necator): Kurak bölgelerde daha çok rastlanan bu hastalık, Omcanın tüm yeşil organlarında (yaprak, sap, sürgün salkım ve tane) görülür. Yapraklar çok küçükken
hastalığa yakalanabilir ancak, belirtileri yapraklar büyüdükten sonra kendini gösterir. Hastalığa yakalanan yapraklar önce normal yeşil rengini kaybeder, yaprağın alt ve üst yüzeyleri kirli beyaz renkte kül serpilmiş gibi bir görünüm kazanır daha sonra yaprakların kenarları kıvrılır ve normal şekillerini kaybeder. Hastalığa yaka
lanan çubukların üzerinde yer yer gri renkli lekeler belirir. Meyveler ben düşme zamanına kadar hastalığa yakalanabilirler ve hastataneler çatlar ve küçük kalırlar.Çiçeklerin ve yaprakların hastalanmasıyla ürün azalmasına, salkımların hastalanmasıyla ürünün kalitesinin düşmesine, çubukların hasta lanmasıyla da kış soğuklarından zarar görmesineneden olur.

Mücadelesi:
Kültürel Tedbirler: Hastalığın görüldüğü yerlerde bağlar sürgün vermeden önce kabuklar temizlenmeli hastalığın bulaşma ihtimaline karşı % 3-4 lük bordo bulamacı püskürtülmeli, verimi etkilemeyecek derecede kısa budama yapılmalıdır.Kimyasal Mücadele: Bir yıl önce hastalığın görüldüğü yerde mücadele yapılır. Hastalığın görüldüğü yerlerde mücadelenin her yıl yapılması gerekir. İlkbaharda hastalık belirtileri görülmeden ve sürgünler 20-40 cm
boylandığında ilk ilaçlamaya başlanır. Çeşit ve şartlara göre 3-5 ilaçlama yapılır. Bağ küllemesine karşı kullanılan klasik ve ekonomik ilaç toz kükürt'tür.


İlaçlama Zamanları:

1. İlaçlama: Çiçekten önce, sürgünler 20-40 cm boylanınca, saf kükürt'ten dekara 1,5-2 kg veya 3-4 kg bağ kükürdü kullanılır.

2. İlaçlama: Çiçeklenmenin sonunda salkımlar tane bağladığı zaman saf kükürt'ten dekara 3-4 kg veya 6-8 kg bağ kükürdü kullanılır.

3. İlaçlama: İkinci ilaçlamadan 15 gün sonra koruklar saçma iriliğini aldığı zaman saf kükürtten dekara 4.5-5 kg veya 7-10 kg bağ kükürdü kullanılır.


4. İlaçlama: Son ilaçlamadan 15 gün sonra dekara 4.5 kg saf kükürt veya 7-10 kg bağ kükürdü atılır.Toz kükürdün dışında hazır kükürtlü ıslanabilir toz preparatlarda gerektiğinde hastalığa karşı kullanılabilir.

Bağ Mildiyösü (Plasmopara Viticola): Hastalık omcanın bütün yeşil kısımlarında görülür. ilkbaharda yapraklarda yağ lekesi şeklinde lekeler meydana gelir, sonra bu yağ lekelerinin altında beyaz kadife gibi bir örtü meydana gelir ki bunlar sporangisporlardır. Enfeksiyona uğrayan üzüm taneleri kahverengileşir buruşur ve kabuğu meşin görünümünü alır.
Yaprak altlarında meydana gelen bu örtü sonradan salkımlarda yeşil sürgünlerde ve omcanın bütün yeşil kısımlarında görülür. Hava sıcak ve kurak geçerse bu örtü kahverengine döner. Hastalıklı salkımlar bir müddet sonra tamamen kururlar. Fazla hastalanan omcalardan hiç ürün alınmaz. Hasta yapraklar dökülür ve çubuklar çıplak kalır. Bir sene mildiyö hastalığı geçiren bir omca iki sene kendini toparlayamaz

http://www.tacotarim.com.tr/images/image/bagcilik2.jpg


http://www.alisarkoyu.info/%C3%BCz%C3%BCm.jpg