Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çanakkale Savaşı ve Bölge Bölge Hava Harekatı Tarihleri



EmeL
12-27-2011, 23:25
http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcREGUS4KPhLUAZNow0fTArpy8VJZiHq7 qCsejS8ZjHsgAp-6PsD





Çanakkale Savaşı ve Bölge Bölge Hava Harekatı Tarihleri


Çanakkale Boğazı’nı tehdit için Limni adası Bölgesi’nde toplanmakta olan İngiliz ve Fransız donanmasından oluşan büyük armadayı havadan ilk keşif (5,10 Ekim-27 Ekim) başarısını gösteren Pilot Üsteğmen. Fazıl olmuştur. Daha sonra Almanlarla birlikte yapılan hava keşifleri sayesinde dünyanın en büyük deniz gücüne sahip olan düşmanın denizden Çanakkale Boğazı’nı zorlayacağı anlaşılmıştır.

Birinci Evre: Müttefiklerin Çanakkale Boğazına Saldırışı
Çanakkale Savaşı’na katılan Türk ve Müttefik hava güçlerinin inceleme noktası olarak olağanüstü önemi olan 18 Mart 1915 alınırsa, Müttefiklerin Türkiye’den çok ciddi biçimde sayıca üstün olduğu görülür.

Almanya’dan Mart 1915’de Yeşilköy’e 3 Albatros B.I ve 1 Rumpler B.I tipi uçak gelmiştir. Hava keşif raporlarına olan özel ihtiyaç sebebiyle bir uçak, Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı’na gönderilmiştir. Rumpler B.I olan Alman seri numarası 993/14 (Türk Askeri Seri K.1) olan bu uçak, 17 Mart gecesi Çanakkale’den 3 km. uzakta inşa edilen havaalanına ulaşmış, Müstahkem Mevki Komutanı, bu uçağı 18 Mart sabahı Bozcaada’daki Müttefik Deniz Kuvvetleri’ne keşif için göndermiştir. Rumpler tipi uçağı Üsteğmen Serno kullanmış, rasıt olarak yanında Deniz Yüzbaşı Schneider bulunmuştur. Yapılan keşif neticesinde hazırlanan rapor, Müstahkem Mevki Komutanlığı’nın harekata hazırlanmasını sağlamıştı.

Alman resmi uçuş raporuna göre; Bozcaada’nın liman girişinde harekete hazır Queen Elizabeth ve Inflexible savaş gemisi dahil olmak üzere toplam 14 savaş gemisi, 2-4 küçük kruvazör, 2 tamir gemisi, 2 hastane gemisi, mayın taramak için 10 balıkçı teknesi ve birkaç destroyer ve denizaltı vardı.

Serno ve Schneider’in gördüğü, büyük saldırıyı yapmak ve Çanakkale Boğazı’ndan aşıp geçmek üzere bekleyen Anglo-Fransız filosuydu. Alman subaylar, gözlemlerinin önemini anlamış ve Çanakkale’ye geri uçarak, iner inmez atlara atlayıp Boğaz Komutanı Amiral Usedom’un karargahına gelip, rapor vermişlerdir. Bir anda, Türk ordusu’nun trampet ve borazanlarının işaretiyle Çanakkale Boğazı’nın savunma istihkamlarına alarm verilmiştir.[22]Bu sırada Teğmen Pilot Cemal’de Ertuğrul’a (Bleriot) binerek Boğaz önüne doğru yaklaşan filoyu görüp, taarruzu teyit etmiştir.


Taarruz başlamadan önce deniz keşfi yapan düşman tayyareleri mayınları göremeyerek temiz raporu vermişlerdir. O zamanlarda 8 m. derinliğe dökülen mayınların 1000 m. irtifadan görüleceğine inanılmıştı. Halbuki uçaklar, deniz yüzeyine pek yakın olanları seçebilmekteydiler. Denizin hafif çırpıntılı oluşu da, mayınların görülmesini önlemiştir.


Şubat 1915’ten itibaren Çanakkale Boğazının dış tabyalarını dövmeye başlayan İngiliz ve Fransız gemilerinden oluşan büyük armadanın ana saldırısı, 18 Mart 1915’te başlamıştır. Çanakkale Muhaberelerinin bu en bilinen bölümünde, Nusret mayın gemisinin döşediği ve müttefik mayın tarama gemilerinin fark edemediği mayınlar, önemli rol oynamıştır. Müttefik armadanın Bouvet, Irresistebible ve Ocean adlı gemileri batmış, Gaulois, Suffren ve Inflexible ise ağır yara almıştır.

Yatık mermi yoluna sahip müttefik deniz topçularının, karadaki siperlerde ve sütre gerisinde mevzilenmiş olan Türk topçuları ve askerleri üzerindeki etkisi az olmuştu. Ayrıca yapılan atışların isabetini ve de etkisini gözetlemek zordu. Buna karşılık üst açı grubu ile atış yapabilen Türk topçularının attığı mermiler denizdeki gemilerin daha zayıf olan güvertedeki zırhlarında önemli hasarlar yaratmıştı. Müttefik topçuları, Türk topçularının menzili dışındaki gemilerden karaya yapılan atışları mesafe ve istikamet olarak gözetleme imkanına kavuştuktan sonra daha etkili olmuştu.

Saat 16.00’da, Cemal ve Rasıt Osman Tayyar, Bleriot’a (Ertuğrul) binerek Boğaz dışına bir keşif yapmıştır. Akşam üzeri Seidler ve Deniz Yüzbaşı Hüseyin Sedat Rumpler ile ikinci bir keşif uçuşu yapmıştır. 80 km kadar batı yönünde uçarak Limni’yi keşfetmişler, bu keşifler sırasında düşmanın kesin geri çekildiği anlaşılmıştır. Müteakip günlerde yağmur ve fırtına hava keşiflerine engel olmuştur. 22 Mart’ta topçumuz bir İngiliz deniz tayyaresini Saroz Körfezi’ne düşürmüştür. Müttefik hava kuvvetlerinin başarısızlığı nedeniyle 3500 tonluk Manica isimli bir sabit balon gemisi, İngiltere’den hareket ederek 22 Mart’ta Çanakkale’ye gelmiştir. 26 Mart’ta Serno ve Schneider yeni bir keşif uçuşu yapmış ve akşam üzeri Schneider ile Hüseyin Sedat keşfi tekrarlamış.


Boğazın Birleşik filo ile denizden zorlanması konusundaki karar, oldukça tartışmalı alınmıştı. Birleşik filonun tek başına Boğazı zorlayıp geçemeyeceği ve harekatın, deniz-kara işbirliği biçiminde gerçekleştirilmesi hususunda ilgililerce birçok uyarılarda bulunulmuşsa da, karar da direnilmişti.

Bu kararı benimsemiş olarak, başından beri Birleşik Filo’nun komutasını elinde bulunduran Amiral Carden’in Şubat 1915 sonundan Mart ortalarına dek Boğaz içinde gece ve gündüz sürdürdüğü operasyonlar başarıya ulaşamamıştı. İşte gerek bu başarısızlıkların yarattığı hayal kırıklığı, gerekse gelecekte de karşılaşılabilecek güçlükler, Amirali umutsuzluğa düşürmüş ve bu durumda sağlığını etkilemişti. Bunun sonucu olarak Carden, 16 Martta görevden alınmış, yerine yardımcısı Amiral de Robeck (17 Mart 1915) atanmıştı.

Koramiral de Robeck’in Akdeniz İngiliz Donanma Komutanlığı görevini üstlenmesinin hemen ertesi günü, 18 büyük savaş gemisi (ikisi İngiliz, biri Fransız) üç deniz tümeni halinde teşkilatlanmış ve üç hat halinde tertiplenmiş olarak Boğaz’a doğru ilerliyordu.

Bu donanma içinde, savaşın yeni ve denenmiş silahı olarak 48 uçak da bulunuyordu. Amacı yanlış anlaşılmış, eksik ve yanlış tanımlanmış ve koordine edilmemiş olarak uçaklar; içinde yer aldıkları harekat gibi, savaş süresince yaratıcı stratejik düşünme tarzını hiç hesaba katmayarak trajik bir hayal kırıklığı yaratmıştır.