Giriş

Orijinalini görmek için tıklayınız : ALLAH Dilemedikçe Siz Dileyemezsiniz, Kuşkusuz ALLAH Bilendir...



EmeL
08-09-2013, 22:51
ALLAH dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz ALLAH, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
(İNSAN/30)


Yoksa onlar, senin hakkında: "ALLAH'a karşı yalan uydurdu." mu diyorlar? Eğer ALLAH dilerse senin de kalbini mühürler; batılı yok eder ve sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Şüphesiz ki O kalplerde bulunan şeyleri hakkıyla bilir.
(SURA/24)


Ve kalblerinin üzerine, Kur'ân'ı anlamalarına engel perdeler geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Rabbini Kur'ân'da bir tek olarak andığın zaman da ürkerek arkalarına döner kaçarlar.
(İSRA/46)



Bunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. Ve onlar, gafillerin ta kendileridir.
(NAHL/108)

http://p1308.hizliresim.com/1d/9/r953m.jpg

Verdikleri sözden dönmeleri, ALLAH'ın âyetlerini inkâr etmeleri, haksız yere peygamberlerini öldürmeleri ve "kalblerimiz kılıflıdır" demelerinden dolayı (başlarına türlü belalar verdik). Doğrusu ALLAH, inkârları sebebiyle onların kalplerini mühürlemiştir. Pek azı hariç onlar inanmazlar.
(NİSA/155)


ALLAH onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır. Ve büyük azab onlaradır.
(BAKARA/7)


(Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, ALLAH'ın kendi ilmi dahilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun?
Şimdi onu Allah'tan başka kim hidâyete erdirebilir?
Hala düşünmez misiniz?
(CASİYE/23)

-

Herşeyi evirip çevirendir
ALLAH O'dur ki, gökleri direksiz yükseltti, onu görüyorsunuz, sonra arş üzerine istiva etti, güneşi ve ayı emrine boyun eğdirdi. Her biri belli bir vakte kadar akar gider.
Bütün işleri O yönetiyor.
Âyetleri O açıklıyor ki, Rabbinizin huzuruna çıkacağınızı iyi bilesiniz.
(RA'D/2)


O, gökten yere, (yukarıdan aşağıya) işleri düzenler, sonra da o işler,
sizin saydıklarınızdan bin yıl kadar olan bir günde O'na yükselir.
(SECDE/5)

-
Herşeyi yaratandır
"Halbuki sizi de yaptıklarınızı da ALLAH yaratmıştır."
(SAFFAT/96)


Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. Eşi de olmadığı halde, nasıl olur da çocuğu olur?
Her şeyi yaratan O'dur. Ve O, herşeyi bilendir.
(EN'AM/101)


İşte Rabbiniz ALLAH bu! O'ndan başka ilâh yoktur; O, her şeyin yaratanıdır. O'na kulluk edin, O her şeye vekildir.
(EN'AM/102)


O öyle bir ilâhtır ki, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinindir.
O hiç çocuk edinmedi, hükümranlıkta ortağı yoktur.
O, her şeyi yaratıp bir ölçüye göre düzenleyerek takdir etmiştir.
(FURKAN/2)


Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: "Âdem'e secde edin" dedik; hepsi secde ettiler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
(ARAF/11)


Onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah'ın, kendilerinin aynı olan insanları yaratmaya da kadir olduğunu görüp bilmediler mi? ALLAH onlar için şüphe edilmeyen bir vâde takdir etmiştir. Fakat zalimler, inkârlarında yine de ısrar ederler.
(İSRA/99)


Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
(MÜLK/14)


O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık.
Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?
(ENBİYA/30)

-
O'ndan başka kuvvet yoktur
Yeryüzünde gezip bir bakmadılar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nasıl olmuş? Halbuki onlar, bunlardan daha kuvvetliydiler. Ne göklerde ve ne de yerde hiçbir şey Allah'ı aciz bırakamaz. Çünkü o her şeyi bilendir, her şeye kâdir olandır.
(FATIR/44)


Âd kavmine gelince onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar ve: "Bizden daha kuvvetli kim vardır?" dediler. Onlar kendilerini yaratan ALLAH'ın kendilerinden daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar bizim âyetlerimizi bile bile inkâr ediyorlardı.
(FUSSİLET/15)


Habibim, onların lafları seni üzmesin. Çünkü şan ve şeref bütünüyle ALLAH'ındır. O her şeyi işitiyor, hepsini görüyor.
(YUNUS/65)


İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, ALLAH'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin ALLAH sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve ALLAH'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı.
(BAKARA/165)


ALLAH: "Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz." diye yazmıştır. Şüphesiz ALLAH güçlüdür, galipdir.
(MÜCADELE/21)


Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır.
Bu, ALLAH'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz ALLAH kuvvetlidir, daima üstündür.
(HADİD/25)


O, şundandı: Onlara peygamberleri apaçık delillerle geliyorlardı. Ama onlar inkâr ettiler. ALLAH da tuttu kendilerini alıverdi. Çünkü O'nun kuvveti çok, azabı şiddetlidir.
(MÜ'MİN/22)
-

EmeL
08-09-2013, 23:18
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.
(BAKARA/284)


Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur.
O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir.
O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur.
İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir.
Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar.
O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır.
Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.
(BAKARA/255)


Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, deniz de arkasından yedi deniz daha kendisine destek olduğu halde mürekkep olsa, yine de Allah'ın kelimeleri yazmakla tükenmez.
Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
(LOKMAN/27)


Gökleri yeri ve her ikisinde yaydığı canlıları yaratması da Allah'ın kudretinin delillerindendir.
O'nun dilediği zaman onları biraraya toplamaya da gücü yeter.
(ŞURA/29)


(Bedir'de düşmanı) iki katına uğrattığınız bir musibet (Uhud'da) size çarpınca mı: "Bu nereden" dediniz? De ki: "Bu başınıza gelen kendinizdendir". Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
(AL-İ İMRAN/165)


Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.
Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor.
Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
(NİSA/58)


De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir." Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir.
O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir!
Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur.
O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
(KEHF/26)


Allah'ın, üzerinizdeki nimetini ve "İşittik, itaat ettik" dediğinizde sizden aldığı ve kendisiyle sizi bağladığı ahdini hatırlayın. Allah'tan korkun, çünkü Allah göğüslerin özünü çok iyi bilir.
(MAİDE/7)


Göklerde ve yerde olanları, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilir.
Allah, göğüslerin (kalplerin) özünü bilir.
(TEĞABÜN/4)