Atatürkün yaptığı sporlar, atatürkün yaptığı sporlar nelerdir, atatürkün uğraştığı spor dalları, atatürkün spor resimleri, Atatürkün yaptığı sporlarspor dalları





BILARDO VE YUZME

Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardı.


Bilardo ile sakinleşiyordu
Atatürk, bilardoyu ilk kez Manastır şehrinde gördü. Ama oynama tutkusu Harbiye’deyken Beyoğlu yaşamında başladı. Bilardo, Atatürk’ün Cumhurbaşkanlığı yıllarında günlük yaşamında hep yer aldı. Özellikle, yoğun düşünme ve karar verme aşamalarında ya da yalnızlıktan canı sıkıldığında eli hep ıstakaya gidiyordu. Oyun arkadaşları çoğunlukla Dr. Tevfik Rüştü Aras, Nuri Conker ve Salih Bozok’tu. Özellikle Nuri Conker’le oynamaktan ve oyun sırasında ona takılmaktan hoşlanırdı. Atatürk’ün bilardodaki en zorlu rakiplerinden biri İnönü idi. İsmet İnönü ile iddialı bilardo maçları yapardı. İkisi de bilardocuların tabiriyle ”ince“ vuruşlardan büyük keyif alırdı. Atatürk tavla oynamıyı da çok severdi.










ATATÜRK’ÜN DENİZ SPORLARI OLARAK SEÇTİĞİ YER

Atatürk 1937 yılında Fenerbahçe ve çevresindeki gezinti ve denetlemeleri sırasında Fenerbahçe Burnu'nun Kalamış Koyu'na bakan kıyılarını beğenmiş ve buradaki köhne mendireğin derhal onarılması; Fenerbahçe kıyılarının gençliğin deniz sporlarıyla uğraşacağı bir merkez haline getirilmesi doğrultusunda ilgililere emirler vermişti. Fenerbahçe Burnu'nun Kalamış Koyu'na bakan kıyılarının bu amaçla değerlendirilmesi ancak onun ölümünden sonra kendiliğinden doğan bir gereksinmeyle mümkün olabilmişti. Bu kıyıda bugün İstanbul Yelken Kulübü, Fenerbahçe Spor Kulübü ve Galatasaray Spor Kulübü'nün deniz sporları tesisleri sıralanmaktadır. Yan yana sıralanan bu üç tesis bugün Atatürk'ün bu kıyılar hakkındaki arzusunu dile getirmiş olmanın huzur verici tablosunu oluşturuyor.






Denizi çok seven Atatürk, “1 Temmuz Kabotaj Bayramı” deniz şenliklerinde kürek yarışlarını izlemek için yarış saatlerinden önce Ertuğrul yatı ile Moda koyuna hareket ederdi. Atatürk, bir gün teknelerden “fıtayı” (yarış teknesi) çok merak etti. Bu yüzden, Galatasaray Spor Kulübü’nün 12 numaralı üyesi Ruşen Eşref Ünaydın’ın aracılığıyla, tek çifte bir fıtayı Florya’ya getirtti. Galatasaray Kulübü’nde o dönem kürek sporu yapan Profesör Bedii Gorbon, şöyle anlatıyor: “Gazi, Florya’da bizi bekliyor, kürek çekecek, fıtayı merak etmiş’ dediler. Köşkün önünde fıtayı motordan denize indirdik. Biraz sonra Atatürk göründü, ayağında lastik bir pabuç, üstünde de slip bir yün mayo vardı. Fıtaya bindi, 50 metre kadar kürek çekti. Sonra yoruldu ve dümende oturduğu sırada bana dönerek ‘Senin çok acayip bir sandalın var, biraz sen kürek çek de görelim’ dedi. Tam 45 dakika Atatürk’ü dolaştırdım. Fıtanın dümen yerinde oturan büyük Gazi, insana müthiş bir hamle veriyordu. O zaman tek çiftede Türkiye rekoru ve şampiyonluğu bende idi. Eğer o sırada dakika tutulsaydı, muhakkak ki bu rekoru çoktan kırmış olurdum.”