29.ekim cumhuriyet bayramı ile ilgili konuşma metinleri cumhuriyet ile ilgili hazır konuşma metni cumhuriyet bayramı ve cumhuriyet ile ilgili konuşma metinleri
CUMHURİYET MEŞALESİ – Konuşma metni
Ve Mustafa Kemal geldi… Her şeyin bitti denildiği, umutların tükendiği bir anda sonsuzluğu anımsatan masmavi gözleriyle çıktı ortaya :“ Her şey yeni başlıyor.” dedi. Işık saçtı çevresine altın sarısı saçlarıyla.


I. Dünya Savaşı bitmişti. Galip devletler vatanımızı paylaşma planlarına başlamışlardı bile. Halk ise yoksul, yaralı ve bitik. Ama esarete de boyun eğmeye niyetli değildi. Bir kıvılcım istiyordu sadece. Bu aç kurtlara her şeyin hesabını ödetmek için küçük bir kıvılcım. Atmalıydılar bu katil sürüsünü atalarının onlara miras bıraktığı bu cennet topraklardan. Kendilerini ancak o zaman rahat hissedeceklerdi. Ve Samsunda yandı o kıvılcım. Öyle bir yandı ki hem de yurdun dört bir yanı bu ateşle parladı.
Uzun süren mücadeleler sonucu hesap ödetilmişti. Vatan toprakları düşman işgalinden kurtarılmış, al bayrak yeri göğü titretircesine göğsünü gere gere dalgalanmaya yeniden başlamıştı.
Evet Ulu Önder ve silah arkadaşları liderliğinde milli mücadele kazanılmıştı.fakat sadece top tüfek susmuştu. Asıl savaş şimdi başlayacaktı. Medeniyet savaşı…
Gençliğinden beri hayalini kurduğu cumhuriyet fikrini uygulama zamanı gelmişti artık. Cumhuriyet yönetimini Türk milletinin karakterine uygun gören Atatürk bu düşüncesini “ Türk milletinin karakter ve yapısına en uyun idare cumhuriyettir.” diyerek ifade etmiştir. Bu vatanı. Bağımsızlık ve özgürlüğü bu halk kazandıysa onu yönetme yetkisi de halkın olmalıydı. “Artık hükümet millettir ve millet hükümettir.” seslenişiyle herkese cumhuriyet yönetimini duyurmuştur. Halkına her şeyin en iyisini layık gören Atatürk. “ Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyerek bu meşaleyi bizlere vermiştir.
Yaşamının son anlarını bile çalışarak, düşünerek halkına yarar sağlamak için geçiren Atatürk’ün bizden istediği bu meşaleyi sonsuza kadar taşımamızdır. Bu görevi yerine getirmek bizim atamıza en büyük borcumuzdur.
Rahat uyu Atam! Senden aldığımız ilhamla o meşale- CUMHURİYET MEŞALESİ- sonsuza dek yanacaktır.
Metin KOCATEPE
Fatsa Anadolu Öğretmen Lisesi




CUMHURİYET BAYRAMI HAKKINDA YAZI VE ÖNEMİ
Sokaklarda “yaşasın Cumhuriyet” sesleri yükseliyordu o gün. Cumhuriyet bayram havasıyla coşkuyla karşılanmıştı. Uzun savaşlardan yorgun düşen halk, artık mutlu, barış dolu günlere ellerini uzatmak istiyordu.
Atatürk; “Türk Milleti istiklalsiz yaşayamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır” derken halkın bağımsızlığa olan tutkusunu biliyordu.

Cumhuriyet Bayramı hakkında yazı yazmak önemli bir olay. Dilerseniz zorluklarla geçen o günlere bir dönüş yaparak, Cumhuriyetin bizlere kattıklarına bir göz atalım.
Çanakkale geçilmez dendi. Geçirmediler düşman askerlerini. Anadolu’nun bakir topraklarına el sürdürmediler. Müttefikler 1.Dünya Savaşı’nda yenik düştü. Savaş cephede bitmişti ama masada hala sürüyordu. Osmanlı Montros Ateş kes antlaşmasını imzalamak zorunda. kaldı. Bu öyle bir ateş kes antlaşmasıydı ki antlaşmayı imzalayan devlete ateşten gömlek giydiriyordu. İşgalci devletler adeta kanser hücresi gibi Osmanlı’nın tüm hücrelerine yayılmaya başlamış, gittikleri her yerde halkı hiçe sayıyor ve maddi, manevi tüm unsurlara müdahale ediyorlardı. Çanakkale Savaşında geçemedikleri boğazları, şimdi hiçbir engele takılmadan geçiyorlardı.
29 Ekim 1923 Cumhuriyetin ilanına götüren hareket 1919′da başladı ulusal direniş. İlk kurşunun ardından, top, tüfek sesleri dinmedi düşmanın bağrında. Yurdun toprakları paylaşılmıştı. Tüm ulus tek yumruk olmuş, gidişe dur diyordu.
Kuvayi Milliye oluşturularak ayrı ayrı hareket eden gruplar tek çatı altında birleştirildi. Vatanın kurtulması ve birliğin gösterilmesi için bu birleşim şarttı. Asker halkla birlikte çalışarak kurtuluşa giden yolda birlikte yürünecekti. Amasya’dan Erzurum’a, Erzurum’dan Sivas’a kurtuluşun dev adımları atıldı.
23 Nisan 1920′de 1. Büyük Millet Meclisi toplandı. Zafer kazanılana kadar tüm birimlerin en üst düzeyde hazır olması kararı alındı. Yetkiyi milletten alan meclis kararları hızla alıyor, gerekli düzenlemeleri zaman geçirmeden yapıyordu. İlk anayasa ve İstiklal Marşı kabul edildi. Ancak yapılacak daha çok iş vardı. Halk Türk Ordusu’nun güçlü olması ve savaşlarda başarı göstermesi için elindeki avucundaki her şeyi bağışladı. Kimi atını verdi, kimi çarığını, kimi buğdayını, kimi yorganını, kimi yününü, kimi öküzünü… Tek amaç Türk Ordusu düşmanı yurdun bağrından söküp atsın.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, düşmanlarca Anadolu’da çıkartılan ayaklanmaları bastırıyor, düşmanları söküp atmak için cepheler açıyor, bağımsızlık için gece demiyor gündüz demiyor çalışıyordu.
Türk milleti inaçlı ve azimliydi. Atatürk misaki milli dedi. Tüm vatanı savunmak şartını koyarak hiçbir toprak parçasından vazgeçilmeyeceğini söyledi. Vatan toprağında düşman çizmelerini görmek istemiyordu.
Türk milletinin azmi 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı getirdi. Türk askeri İzmir’e ilerliyor topraklarımızı düşman askerlerinden ve zulümlerinden temizliyorlardı. Millet önemli bir savaşı kazandı ve sorunlar geride kaldı.
24 Temmuz 1923′te Lozan antlaşması imzalandı. Tüm dünya yeni bağımsız Türk devletini kabul etti.
Bağımsızdı artık Türkiye. İşgalci düşmam devletleri çekilmiş ve ordularımız İstanbul’a girmişti. Demokratik bir biçim verildi bu devlete. Ankara Başkent oldu, 2. Millet Meclisi kuruldu. Cumhuriyeti ilan etme zamanı artık gelmişti.
Takvimler 29 Ekim 1923′ü gösteriyordu. Cumhuriyet ilan edildi. Atatürk oybirliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhur Başkanı seçildi. İsmet Paşa başkanlığında bakanlar kurulu oluşturuldu. Anayasanın 1.maddesinin sonuna Türkiye devletinin şekli Cumhuriyettir cümlesi ilave edildi. Cumhuriyetçilik Ulu önderin ilkesiydi. Saltanat kaldırıldı, peşinden hilafet. Öğrenim birleştirildi, anayasa kabul edildi. Çağdaş devletlerin kullandığı giysiler benimsendi. Halkı sömüren tekke ve zaviyeler kapatıldı, medeni kanun kabul edildi. Yeni Türk Alfebesi kabul edildi. Hızla millet okulları açıldı. Türk tarih kurumu, Türk Dil Kurumu kuruldu. Soyadı taşıma zorunluluüu, kadına seçme ve seçilme hakkı kanunlar yasalar derken demokrasinin en güzel şekilde yaşandığı bir ülke haline geldi yurdumuz.
Türk kadını meclise girdiğinde Avrupa’daki kadınlar hala bu hakkı alamamışlardı. Türk kadını onlara örnek olmuştu. Atatürk “Cumhuriyet düşünce özgürlüğünden yanadır. Türk milletinin karekterine, örf ve adetlerine en uygun olan idare cumhuriyet idaresidir” demiştir.
İnsanımız haklarını arıyabiliyor, düşüncelerini açıklayabiliyor, seçme hakkını özgürce kullanabiliyor, kadın erkek sokakta rahatça yürüyebiliyor, çünkü bu topraklarda “Cumhuriyet” var. Bu topraklarda halkın sesi hiç susmayacak.
Bizler açlığı, yokluğu bilen bir halkız. Bizler için mücadele eden, bu halkın ve vatanın bağımsızlığı için gözlerini kırpmadan canlarını verenleri hiçbir zaman unutmayacağız. Kanlarını bu toprağa döken tüm gazilerimizi saygıyla ve şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Türk milleti varoldukça bu topraklar kimler tarafından nasıl işgal edilmiş olursa olsun, geçmişte düşmanları nasıl söküp attıysak vatanın bağrından gelecekte de daha fazlasını yaparak vatanı işgalden kurtaracağız.
İbrahim ELİBAL
UZM. Psikolojik Danışman




CUMHURİYET VE ÖZGÜRLÜK
– Cumhuriyet bayramı Konuşma metni-
Sabahları güneşin doğuşunu hiç izlediniz mi bilmiyorum. Başınızı pencereden çıkartıp şöyle bir gökyüzüne bakarako sonsuzluğu gözlemlediniz mi? Sabahları evden çıktığınızda her biri bir yana kışuşturan, gülen, özgür insanları gözlemlediniz mi? Kırlara çıkıp tertemiz havayı tenefüs ettiğinizde özgürlüğün taa ciğerlerinize kadar işlediğini hissettiniz mi?
Sözün burasında isterseniz geçmişe bir yolculuk yapalım:

Bundan yüzyıllarca yıl önce kurulmuş bir imparatorluk. Osmanlı İmparatorluğu. İlk zamanlarında halkı düşünen, akıllı, işi bilen insanlar tarafından idare edildi. Bu sadece tesadüf; çünkü padişahlık babadan oğula geçiyordu. Bu imparatorlukta sadece Türkler bulunmuyordu. Bu imparatorluk, bir çok ulusu egemenliği altına almıştı. Bu uluslar, yüzyıllarca kardeş kardeş yaşadılar. Hiçbir ulusa diğerinden farklı bir hak verilmedi. Bu durum yüzyıllarca sürüp gitti. Daha sonra öyle bir dönem geldi ki yönetim ülke yönetmekten aciz, sadece kendi çıkarlarını düşünen kişilerin eline geçti. Durum böyle olunca kendimizden ayırmadığımız, kardeş bildiğimiz uluslar Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamak isteyen devletlerin de etkisiyle onların yanında yer aldılar. “Beni benden etti dost bildiklerim” şarkısı bizim o zamanki durumumuzu çok iyi bir şekilde ortaya koymaktadır.
Batılıların “hasta adam” diye nitelendirdikleri ülke elden gidiyor derken çok zeki, milletini seven, gözünü daldan budaktan sakınmayan bir kurtarıcı çıktı. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK. Kendisi gibi düşünenlerle birlikte ülkesini kurtarmak için yıllarca savaştı. Bu savaşta millet varını yoğunu ortaya koydu. Sonunda bir avuç Türk milleti topun, tüfeğin, barutların üstesinden geldi. Yurdumuzdan düşmanları söküp attı.
Sıra geldi milletin hak ettiği yönetim şekline. Yapılan uzun tartışma ve görüşmeler sonucunda 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetin ilanını takiben bir çok devrim yapıldı. 3 Mart 1924′te saltanat kaldırıldı.
Atatürk, kurmuş olduğu cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etti. Acaba bize emanet edilen cumhuriyete yeterince sahip çıkabiliyor muyuz?
Elbette ki içimizde kardeşi kardeşe öldürtmek isteyen, kendi çıkarlarını ülke çıkarlarından üstün tutan insanlar yok değil; ama biz millet olarak bu tür insanların çıkarlarına alet olmamalıyız. Atalarımızın kanlarıyla sulamış olduğu bu kutsal toprakları kanımızın son damlasına kadar korumalıyız. Bizlere emanet edilen cumhuriyete sahip çıkmalıyız.
Tüm ulusumuzun Cumhuriyet Bayramı’nı içtenlikle kutlayarak bu uğurda canlarını vermiş olan tüm şehitlerimizi rahmetle ve gazilerimizi saygıyla anıyorum.
Semra YILDIZHAN
Türkçe Öğretmeni



kaynak: rehberogretmen


Cumhuriyet (29.Ekim) Bayramı İle İlgili Konuşma Metinleri