Nemrut ile Hz. İbrahim

Hz. İbrahimin Urfada doğduğu rivayet edilir. Öykü bu doğumun olduğu bölgenin Kralı Nemrut ile Hz. İbrahim arasında geçer.

Söylenceye göre Kral Nemrut, yıldızlarda, bir adamın ona ve putperestliğine savaş açacağını haber veren bir işaret görür. Bu adam Hz. İbrahimdir. Ancak sadece Nemrutun putperestliğine başkaldırmamış, aynı zamanda kızı Zelihaya da gönlünü kaptırmıştır. Kral Nemrut bu durum karşısında Hz. İbrahimin yakılması emrini verir. Bugün Balıklı Gölün bulunduğu yere, kentin her yerinden görülebilecek büyüklükte bir ateş yakılır. Ateşin karşısına denk düşen tepeye yaptırılan iki büyük sütun arasındaki mancınıkla İbrahim ateşe fırlatılır. Ancak ateş göle, odunlar ise balıklara dönüşür. O gün bugündür buradaki göl kutsal sayılır. Tıpkı göl gibi içindeki balıklar da kutsaldır; her kim bu balıklardan yerse onun kör olacağına inanılır.

O günden sonra gölün adı Halil-ür Rahman olur. Allahın Dostu anlamına gelen bu isim Hz. İbrahimin kutsallığını yansıtır. Bugün göl hem Halil-ür Rahman, hem de Balıklı Göl olarak anılıyor.

İbrahim için ağlayan Nemrutun kızı Zelihanın gözyaşlarından ise Balıklı Gölün hemen yanında küçük bir göl daha oluşur, bu gölün adı iseZelihanın gözü anlamına gelen Ayn-Zelihadır.

Bugün her iki gölün karşısındaki tepenin üzerinde mancınık olarak kullanıldığına inanılan iki sütun hâlâ ayakta. İnanışa göre bu sütunların birinin altında bitmeyen su, diğerinin altında ise bitmeyen altın bulunuyor; biri yıkılırsa Urfa altına, diğeri yıkılırsa Urfa için altın kadar değerli olan suya gömülecek kent. Balıklı Gölün hemen yanı başında yer alan ve Eyyubiler Devletinin kurucusu Salahaddin Eyyubinin yeğeni Melik Eşref tarafından 1211 yılında yaptırılan Halil-ür Rahman Cami ise, gölün doğal güzelliğine mimari estetik katıyor.