ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

Google adsense


+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
12 sonuçtan 1 ile 10 arası

Konu: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

  1. #1

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Cenab-ı Hakk'ın Güzel İsimleri Arapça yazılışları, türkçe anlamları Esma-Ül Hüsna Arapça yazılışları,Türkçe anlamları

    بسم الله الرحمن الرحيم


    "En güzel isimler ALLAH'ındır. O'na, o güzel isimleriyle seslenin. Ve O'nun isimleri hakkında gerçeği çarpıtanları terk edin."
    (Âraf-180)

    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları



    Allah'ın 99 ismi (اَلأَسْماَءُ الْحُسْنَى, El Esmâ ül Hüsnâ - En Güzel İsimler)

    Allah'ın isimleri tevkifîdir. Yâni, Allah hakkında ancak âyet ve hadîslerde zikri geçen ve söylenmesine izin verilmiş olan isimler kullanılabilir. Rastgele isim izafe edilemez.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ALLAH (الله)

    Arapça'da yaratıcı anlamına gelen El-İlah'dan türediği sanılır.

    Bu ism-i şerif, Cenâb-ı Hakk'ın has ismidir. Bu itibarla diğer isimlerin ifade ettiği bütün güzel vasıfları ve İlâhî sıfatları içine alır. Diğer isimler ise, yalnız kendi mânalarına delâlet ederler. Bu bakımdan Allah isminin yerini hiçbir isim tutamaz.

    Bu isim, Allah'tan başkasına ne hakikaten ve ne de mecazen verilemez. Diğer isimlerin ise, Allah'tan başkasına isim olarak verilmesinde bir mahzur yoktur. İnsanlara Kadir, Celâl ismini vermek gibi. Yalnız bu isimlerin başına, insanlara izafe edildiklerinde, "kul" mânâsına gelen "abd" kelimesinin ilâvesi güzeldir. Abdülkadir ismi gibi...





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Er-RAHMÂN
    (الرحمن ) Rahman, rahmet sâhibi.

    Ezel'de bütün yaradılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran;

    Sevdiğini, sevmediğini ayırdetmiyerek bütün mahlûkatını sayısız nimetlere garkeden...

    Hayatları için lüzumlu olan bütün rızıkları veren...




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Er-RAHÎM
    (الرحيم) Acıyan, merhamet eden.
    Pek ziyade merhamet edici;

    Verdiği nimetleri iyi kullananları daha büyük ve ebedî nimetler vermek suretiyle mükâfatlandırıcı...

    Rahmân ism-i şerîfinden Allah Teâlâ'nın ezelde bütün mahlûkatı için hayır ve rahmet irade buyurduğu anlaşılır. Rahîm ism-i şerîfi ise, mahlûkatı arasında irade sahipleri, hususan mü'minler için rahmet-i İlâhiyyenin tecellisini ifade eder.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-MELİK
    (الملك) Hükümdar

    Bütün mahlûkatın hakikî sâhibi ve mutlak hükümdârı...

    Allah'ın, ne zâtında ve ne de sıfatında hiçbir varlığa ihtiyacı yoktur. Bilâkis herşey zâtında, sıfâtında, varlığında ve varlığının devamında O'na muhtaçtır. Bütün kâinatın hakikî sâhibi, mutlak hükümdârıdır.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-KUDDÛS
    (القدّوس) Tertemiz

    Hatâdan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten çok uzak ve pek temiz...

    Allah, hissin idrâk ettiği, hayâlin tasavvur ettiği, vehmin tahayyül ettiği, fikrin tasarladığı her vasıftan münezzeh ve müberradır. O hatâdan, gafletten, acizden ve her türlü eksiklikten çok uzak ve pek temiz olandır. Bu bakımdan her türlü takdîse lâyıktır.

    İnsan su'-i ihtiyârı karışmadığı müddetçe kâinatta fıtrî olarak bulunan umumî temizlik hakikatı da, Cenâb-ı Hakk'ın KUDDÛS isminin tecellîsidir.

    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  2. #2

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Es-SELÂM
    (السلام )
    Esenlik kaynağı

    Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan;

    Her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran;

    Cennet'teki bahtiyar kullarına selâm eden...

    Bu ism-i şerif, Kuddûs ismi ile yakın bir mânâ ifade etmekte ise de Selâm ismi, daha ziyade istikbale aittir. Yani, Cenâb-ı Hakk'ın gerek zâtı, gerek sıfatı ileride en ufak bir tegayyüre, bir değişikliğe, bir za'fa uğramaktan münezzehtir. O, ezelde nasılsa ebedde de öyledir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-MÜ'MİN (
    المؤمن) Güvenen

    Gönüllerde îman ışığı yakan, uyandıran;

    Kendine sığınanlara aman verip onları koruyan, rahatlandıran...

    Allah Teâlâ, kalblere îman ve hidâyet bağışlayan oralardan şübhe ve tereddüdleri kaldırmıştır.

    Kendine sığınanlara aman verip korumuş, emniyetle rahatlandırmıştır.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-MÜHEYMİN
    (المهيْمن) Belirleyici

    Gözetici ve koruyucu...

    Allah, yarattığı mahlûkatının amellerini, rızıklarını, ecellerini bilip muhafaza eder. Bütün varlığı görüp gözeten, yetiştirip varacağı noktaya ulaştıran ancak O'dur. Hiçbir zerre, hiçbir lâhza, Onun bu lûtuf ve âtıfetinden boş değildir.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-AZÎZ
    (العزيز) Aziz, İzzetli

    Mağlûb edilmesi mümkün olmayan galib.

    Bu ism-i şerîf, kuvvet ve galebe mânâsına gelen İZZET kökünden gelir. Allah Teâlâ mutlak sûrette kuvvet ve galebe sâhibidir.

    İzzet sıfatı, Kur'an'da birçok yerlerde azab âyetleri bahsinde gelmiştir. Fakat bu ism-i şerîfin yine birçok defa Hakîm ism-i şerîfi ile birleştiği görülür. Bunun mânası: Allah Teâlâ'nın kudreti galibdir, fakat hikmeti ile kötülerin cezasını te'hir eder, kötülük edip durmakta olan insanları cezalandırmakta acele etmez, demektir.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-CEBBÂR
    (الجبّار) Güç Kullanan

    Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan;

    Dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan...

    Bu ism-i şerif cebir maddesindendir. Cebir, "kırık kemiği sarıp bitiştirmek, eksiği bütünlemek" mânasına geldiği gibi, "icbar etmek", yani, "zorla iş gördürmek" mânasına da gelir.

    Bu mânaya göre Allah Teâlâ Cebbâr'dır. Yani, kırılanları onarır, eksikleri tamamlar, her türlü perişanlıkları düzeltir, yoluna kor.

    Cebbâr'ın ikinci mânasına göre de; Allah Teâlâ kâinatın her noktasında ve her şey üzerinde dilediğini yaptırmağa muktedirdir. Hüküm ve iradesine karşı gelinmek ihtimali yoktur.
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  3. #3

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-MÜTEKEBBİR
    (المتكبّر)
    Büyük

    Her şeyde ve her hâdisede büyüklüğünü gösteren...

    Büyüklük ve ululuk, ancak Allah'a mahsustur, varlığı ile yokluğu Allah'ın bir tek emrine ve iradesine bağlı bulunan kâinattan hiçbir mevcut, bu sıfatı takınamaz.


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-HÂLIK
    (الخالق) Yaratıcı
    Herşey'in varlığını ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri hâdiseleri tayin ve tesbit eden ve ona göre yaratan, yoktan vâr eden...

    Bu ism-i şerîfin mânasında iki husus vardır:

    1. Bir şey'in nasıl olacağını tayin ve takdir etmek,

    2. O takdire uygun olarak o şey'i îcad etmek.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-BÂRİ
    (البارئ) Yaratan

    Eşyayı ve her şey'in âzâ ve cihazlarını birbirine uygun bir halde yaratan...

    Her şey'in vücudu mütenasib, yani, âzası, hayat cihazları ve aslî unsurları keyfiyet ve kemmiyet bakımından birbirine münasib olarak yaratıldığı gibi, hizmeti ve faydası da umumî âhenge uygun yaratılmıştır.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-MUSAVVİR
    (المصور) Şekillendiren

    Tasvîr eden, herşey'e bir şekil ve hususiyet veren...

    Allah Teâlâ herşey'e bir sûret, bir özellik vermiştir. Herşey'in kendisine göre şekli, dıştan görünüşü vardır ki, başkalarına benzemez.

    Meselâ: İnsanlar arasında tamamiyle birbirinin aynı iki insan yoktur.

    Bundan daha garibi, parmak uçlarındaki çizgilerdir. Bu çizgiler, insanların sayısı kadar değişik gidiyor ve hiçbiri ötekine uymuyor. Şu halde insanın hiç taklit olunamayacak imzası, bastığı parmak izidir.

    İşte bunlar, Allah Teâlâ'nın MUSAVVİR isminin tecellîleridir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-ĞAFFÂR
    (الغفّار) Bağışlayıcı

    Mağfireti pek bol olan...

    Gafr, örtmek ve sıyânet etmek (korumak) mânâsınadır. Allah mü'minlerin günahlarını örter. Dilediği kullarını da günahlardan sıyânet eder, korur. Bu, onlar için en büyük nimetlerden biridir.

    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  4. #4

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-KAHHÂR
    (القهّار) Kahreden

    Herşey'e, her istediğini yapacak surette galib ve hâkim...

    Kahr, bir şey'e, onu hor ve hakîr kılacak veya mahv ve helâk edebilecek sûrette galib olmaktır. Allah Teâlâ Kahhâr'dır, her vechile üstün ve daima galibdir. Kuvvet ve kudretiyle her şey'i içinden ve dışından kuşatmıştır. Hiçbir şey O'nun bu ihâtasından dışarı çıkamaz. Ona karşı herşey'in boynu büküktür. Kahrına yerler, gökler dayanamaz. Kahr ile nice azıp sapmış ümmetleri ve milletleri mahv ve perişan etmiştir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-VEHHÂB
    (الوهّاب) Karşılıksız Bolca veren...

    Çeşit çeşit nimetleri devamlı bağışlayıp duran...

    Bu isim, Vehhâb kelimesi hibe kökünden gelmektedir. Hibe, "herhangi bir karşılık ve menfaat gözetmeden birine bir malı bağışlamak" mânasınadır. Vehhâb ise, "Her zaman, her yerde ve her şey'i çok çok ve bol bol veren ve karşılık beklemeyen" demektir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    Er-REZZÂK
    (الرزّاق) Rızıklandıran..

    Yaratılmışlara, faydalanacakları şeyleri ihsân eden...

    Rızık, Allah Teâlâ'nın bilhassa yaşayan mahlûkatına faydalanmalarını nasib ettiği her şeydir. Rızık yalnız yenilip içilecek şeylerden ibaret değildir. Kendisinden faydalanılan herşey'e rızık denir.

    Maddî rızık, her türlü yiyecek ve içecek, giyilecek ve kullanılacak eşya, para, mücevher, çoluk-çocuk, vücudun çalışma kudreti, bilgi, mal-mülk, servet v.s. gibi şeylerdir.

    Mânevî rızık ise, ruhun ve kalbin gıdası olan şeylerdir. Başta îman olmak üzere insanın mânevî hayatına ait bütün duygular ve o duyguların ihtiyacı olan şeyler, hep mânevî rızıktır





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-FETTÂH
    (الفتّاح) Açan, genişlik verici.

    Her türlü müşkilleri açan ve kolaylaştıran...

    Fettâh kelimesi, feth'den gelmektedir. Feth ise, "kapalı olan şey'i açmak" mânasınadır.

    Kapalı bir şey'i açmak:

    a. Maddî olur; bir kapıyı, bir kilidi açmak gibi.

    b. Mânevî olur; kalbden tasaları, kederleri atıp gönlü açmak gibi.

    Bitkilerin çiçek açması, tohum ve çekirdeklerin sünbül vermesi, rızık ve rahmet kapılarının açılması hep Fettâh ism-i şerifinin tecellîsindendir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-ALÎM
    (العليم) Her şey'i çok iyi bilen...

    Allah, her şey'i tam mânasıyla bilir. Her şey'in, içini, dışını, inceliğini, açıklığını, önünü, sonunu, başlangıcını, bitimini çok iyi bilendir O. Olmuşları bildiği gibi, olacakları da aynı şekilde bilir. Onun için, olmuş - olacak, gizli - açık söz konusu değildir. Bunlar, insanlar hakkında geçerli olan mefhumlardır. İnsanların bilmesi nisbî ve ârızîdir. Allah'ın bilmesi ise, - bütün isim ve sıfatlarında olduğu gibi - zâtî'dir. Onun için O'nun bilmesinde dereceler bulunmaz.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-KÂBID
    (القابض) Sıkan, daraltan...

    Kābid, Allah'ın, herşeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, herşeyi emri altına alıp tutan en yüce varlık olduğu anlamına gelir. Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan demektir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-BÂSIT
    (الباسط) Ferahlatan, genişleten

    Açan, genişleten...

    Bütün varlıklar Allah Teâlâ'nın kudret kabzasındadır. İstediği kulundan, ihsân ettiği servet ve sâmânı, evlâd ve iyâli, yahut hayat zevkini, gönül ferahlığını alıverir. O adam zenginken fakir olur, yahut evlâd acısına boğulur, yahut iç sıkıntısına, ıstırap ve huzursuzluk içine düşer.

    İşte bu haller, Kâbıd isminin tecellileridir.

    Allah, istediği kuluna da yepyeni bir hayat verir, neş'e verir, rızık bolluğu verir, bu da Bâsıt isminin tecelliyatıdır.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-HÂFID
    (الخافض) Perişan eden

    Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan...

    Allah Teâlâ, istediği kulunu yukarıdan aşağı atıverir. Şan ve şeref sâhibi iken, rezîl ve rüsvây eder ve bu muamelesi çok defa, kendisini tanımıyan, emirlerini dinlemeyen âsiler, başkalarını beğenmiyen mütekebbirler ve hak, hukuk tanımayan zâlim zorbalar hakkında tecellî eder.
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  5. #5

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    Er-RÂFİ
    (الرافع) Yücelten

    Yukarı kaldıran, yükselten...

    Allah Teâlâ, istediği kulunu indirdiği gibi, istediği kulunu da yükseltir. Şan ve şeref verir. Bâzı gönülleri îman ve irfan ışığı ile parlatır, yüksek hakikatlardan haberdâr eder.

    Allah'ın yükselttiği insanlar, çok defa melek huylu, tatlı dilli, insanların ayıplarını, kusurlarını örtüp eksiklerini tamamlayan; onlara malıyla, bedeniyle, bilgisiyle, nasihatiyle yardım eden nâzik, kibar insanlardır. Onlar bu istikametten ayrılmadıkça Allah da bu nimeti kendilerinden almaz.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-MU'IZZ
    (المعز) İzzet veren, ağırlayan

    Aziz' kelimesinden türetilen Muiz, izzet ve azizlik veren anlamlarına gelir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-MÜZİLL
    (المذل) Zillete düşüren, hor ve hakîr eden...

    İzzet ve zillet, birbirine zıd mânalardır. İzzet kelimesinde "şeref ve haysiyet", Zillet kelimesinde ise "alçaklık" mânası vardır.

    Bunlar hep Allah Teâlâ'nın, mahlûkatı üzerindeki tasarrufları cümlesindendir.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Es-SEMİ
    (السميع) İyi işiten...

    Allah Teâlâ işitir. Kalblerimizdeki sözleri ve işitilmek şânından olan her şey'i işitir. Mesafeler, onun işitmesine perde olamaz. Birini işitmesi, ötekilerini işitmesine mâni olmaz. Her hâdiseyi aynı derece açık olarak işitir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-BASÎR
    (البصير) İyi gören...

    Allah Teâlâ herkesin gizli açık yaptığını ve yapacağını görüp durmaktadır. Karanlıklar O'nun görmesine mâni olamaz. Karanlık gibi, yakınlık - uzaklık, büyüklük - küçüklük gibi insanların görmelerine engel olan şeyler de O'nun görmesine mâni olmaz.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-HAKEM
    (الحكم) Hükmeden, hakkı yerine getiren...

    Allah Teâlâ Hâkim'dir, her şey'in hükmünü O verir ve hükmünü eksiksiz icra eder. Hâkimlerin hâkimliğine, hükümdarların hükümdarlığına hüküm veren de ancak O'dur. O'nun hükmü olmadan hiçbir şey, hiçbir hâdise meydana gelemediği gibi, O'nun hükmünü bozacak, geri bıraktıracak, infazına mâni olacak hiçbir kuvvet, hiçbir hükûmet, hiçbir makam da yoktur.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-ADL
    (العدل) Adil olan

    Tam adâletli...

    Adalet, zulmün zıddıdır. Zulüm kelimesinde; incitme, can yakma mânası vardır. Zulmetmiyerek herkese hakkını vermek ve her şey'i akıl ve mantığa, hikmet ve maslahata uygun olarak yapmak da adalet demektir.

    Allah Teâlâ Âdil'dir. Zâlimleri sevmez. Zâlimlerle düşüp kalkanları ve hattâ sadece uzaktan onlara imrenenleri ve sevenleri de sevmez.


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-LÂTÎF
    (اللطيف) İnce, Latifli

    En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nüfuz edilemeyen en ince şeyleri yapan;

    İnce ve sezilmez yollardan kullarına çeşitli faydalar ulaştıran...

    Allah Teâlâ Lâtîf'dir. En ince şeyleri bilir. Çünkü onları yaratan O'dur. Nasıl yapıldığı bilinmiyen, gizli olan en ince şeyleri yapar.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-HABÎR
    (الخبير)Herşeyden Haberdar Olan...

    Her şey'in iç yüzünden, gizli taraflarından haberdar olan...

    En küçüğünden en büyüğüne kadar bütün eşya ve hâdiselerden Allah haberdardır. Onun haberi olmadan hiçbir hâdise cereyan etmez.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-HALÎM
    (الحليم) Yumuşak muâmele eden.

    Hilm, suçluların cezasını vermeye gücü yetip dururken bunu yapmamak, onlar hakkında yumuşak davranmak ve cezalarını geriye bırakmaktır. Suçluyu cezalandırmağa iktidarı olmayana halîm denmez. Halîm, kudreti yettiği halde, bir hikmete binaen cezalandırmayana denir.

    Allah Teâlâ Halîm'dir. Her günah işleyeni hemen cezalandırmaz. Hışım ve gazabda acele etmez, mühlet verir. Bu mühlet içinde yaptıklarına pişman olup tevbe edenleri afveder. Israr edenler hakkında, hüküm artık kendisine kalmıştır.
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  6. #6

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-AZÎM
    (العظيم) Bütün büyüklüklerin sâhibi...

    Azamet, büyüklük mânasınadır. Hakikî büyüklük Allah'a mahsustur. Yerde, gökte, bütün varlık içinde mutlak ve ekmel büyüklük, ancak O'nundur ve herşey O'nun büyüklüğüne şâhiddir. Bu sıfatta da Allah'a herhangi bir denk bulunması muhaldir.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    El-ĞAFÛR
    (الغفور) Affeden, Mağfireti çok...

    Allah Teâlâ'nın mağfireti çoktur. Bir kulun kusuru ne kadar büyük ve çok olursa olsun onları örter, meydana çıkarıp da sâhibini rezîl etmez.

    Kusurları insanların gözünden gizlediği gibi, melekût âlemi sâkinlerinin gözünden de gizler. İnsanların görmediği bâzı şeyleri melekût âlemi sâkinleri görürler. Gafûr ism-i şerîfi, kusurların onların gözünden de gizlenmesini ifade eder.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Eş-ŞEKÛR
    (الشكور)

    Kendi rızâsı için yapılan iyi işleri, daha ziyadesiyle karşılayan...

    Şükür, iyiliği, iyilikle karşılamak demektir. Şükür, Allah Teâlâ'ya karşı kulun yapması gereken bir vazifesidir.

    Şekûr ise, az tâat karşılığında çok büyük dereceler veren, sayılı günlerde yapılan amel karşılığında âhiret âleminde sonsuz nimetler lûtfeden demektir. Bu mânaya Allah'dan başka hakikî sâhip yoktur.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-ALİYY
    (العلي) Her hususta, herşeyden yüce olan...

    Allah Teâlâ yücedir, yüksektir.

    Yüksekliğin hakikî mânası şudur:

    1. Allah'tan daha üstün bir varlık düşünülmesi imkânsızdır.
    2. Bir benzeri veya ortağı veya yardımcısı yoktur.
    3. Şânına yaraşmayan her şeyden uzaktır.
    4. Kudrette, bilgide, hükümde, iradede ve diğer bütün kemâl sıfatlarında üstündür. Şu halde Aliyy, her şey kendisinin dûnunda, emrinde ve hükmü altında olan Zât demektir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-KEBÎR
    (الكبير) Büyüklükte kendisinden daha büyüğü düşünülemeyen...

    Allah Teâlâ kibriyâ sâhibidir. Kibriyâ, zâtın kemâli demektir. Her bakımdan büyük, varlığının kemâline hudut yoktur. Bütün büyüklükler O'na mahsustur.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-HAFÎZ
    (الحفيظ) Koruyucu...

    Yapılan işleri bütün tafsilâtıyla tutan, her şey'i belli vaktine kadar âfât ve belâlardan saklıyan...

    Hıfz, korumak, demektir. Bu koruma iki şekilde olur.

    Birincisi, varlıkların devamını sağlamak, muhafaza etmektir.

    İkincisi, birbirlerine zıd olan şeylerin, yekdiğerlerine saldırmasını önlemek, birbirlerinin şerrinden onları korumaktır.

    Allah her mahlûkuna, kendine zararlı olan şeyleri bilecek bir his ilham buyurmuştur. Bu Hafîz ism-i şerîfinin tecelliyatındandır. Bir hayvan kimyevî tahlil raporuna muhtaç olmadan kendine zararlı otları bilir ve onları yemez. Kulların amellerinin yazılması, zâyi olmaktan korunması da Hafîz isminin iktizasıdır. Bu bakımdan âhirette yeniden dirilme ve yaptıklarından hesaba çekilme ile Hafîz isminin yakından alâkası vardır.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-MUKÎT
    (المقيت) Besleyen...

    Her yaratılmışın azığını ve gıdasını tayin eden, azıkları beden ve kalblere gönderen...

    Bu mânaya göre Mukît, Rezzak mânasınadır. Yalnız Mukît, Rezzâk'tan daha hususîdir. Rezzak, azık olanı da olmayanı da içine alır.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-HASÎB
    (الحسيب) Hesap Gören...

    Herkesin hayatı boyunca yapıp ettiklerinin, bütün tafsilât ve teferruatiyle hesabını iyi bilen;

    Her şey'e ve herkese her ihtiyacı için kâfi gelen...

    Allah Teâlâ, neticesi hesapla bilinecek ne kadar miktar ve kemmiyet varsa hepsinin neticelerini hiçbir ameliyeye (işleme) muhtaç olmadan doğrudan doğruya ve apaçık bilir.

    Allah Teâlâ, herkese her ihtiyacı için kâfidir. Bu kifâyet, O'nun varlığının devam ve kemâlini gösterir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    El-CELÎL
    (الجليل)
    Celâdet, ululuk ve heybet sâhibi, celâl sıfatları ile muttasıf...

    Celâdet ve ululuk, Allah'a mahsustur. Onun zâtı da büyük, sıfatları da büyüktür. Fakat bu büyüklük, cisimlerdeki gibi hacim veya yaşlılık itibarı ile değildir. Zamanla ölçülmez, mekânlara sığmaz.
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  7. #7

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-MUHSÎ
    (المحسي) Herşey'in sayısını bir bir bilen...

    İlmi herşey'i ihâta eden ve herşey'in miktarını bilip eksiksiz tastamam sayabilen Allah'dır.

    Allah Teâlâ, herşey'i olduğu gibi görür ve bilir, yani, bütün mevcûdatı toptan bir yığın hâlinde birbirinden seçilmez karışık bir şekilde değil; cinslerini, nev'ilerini, sınıflarını, ferdlerini, zerrelerini birer birer saymış gibi gayet açık görür ve bilir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MÜBDİ
    (المبدىء) Varlık Veren

    Mahlûkatı maddesiz ve örneksiz olarak ilk baştan yaratan...

    Mübdi, bir mânada îcad demektir. Muîd ism-i şerîfi de îcad mânasına gelir. İcadın bir benzeri daha evvel yaratılmış, meydana getirilmiş ise, iâde; değilse, yani, benzeri, maddesi olmayan yeni bir şey ise ibdâ denir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MUÎD
    (المعيد)

    Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan...

    Herşey mukadder olan ömrünü tamamlayıp öldükten sonra, Allah'tan başka kimse kalmaz, fakat varken yok olan bu insanları âhiret günü Allah Teâlâ diriltip yeniden hayatlandırır, yeniden yaratır. Sonra da dünya hayatlarında yaptıkları işlerden hesaba çeker.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MUHYÎ
    (المحيي) Canlandıran,Dirilten

    Hayat veren, can bağışlayan, sağlık veren...

    Allah Teâlâ, cansız maddelere hayat ve can verir.

    Her gün, her saat, her saniye yeryüzünde milyonlarca varlık hayat bulup dünyaya gelmektedir. Bütün bunlar, Allah'ın emr ü fermaniyle, yaratmasıyle ve müsaadesiyle olmaktadır. Allah yoğu var edip hayat verdiği gibi, ölüyü de tekrar canlandırabilir. Buna ihyâ, yani, diriltme denir. Hayatı hiç yoktan veren zâtın, ölülere yeniden hayat verip diriltmesi elbette son derece kolaydır.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MÜMÎT
    (المميت) Can alan

    Canlı bir mahlûkun ölümünü yaratan...

    Allah, yarattığı her canlıya muayyen bir ömür takdîr etmiştir. Canlı varlıklar için ölüm mukadder ve muhakkaktır. Hayatı yaratan Allah olduğu gibi, ölümü yaratan da yine O'dur.

    Ancak bu ölüm, yok oluş, hiçliğe gidiş değil, bil'akis fâni hayattan bâkî hayat geçiştir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-HAYY
    (الحيّ) Her zaman diri olan...

    Diri; her şey'i bilen ve her şey'e gücü yeten...

    Hayy, diri demektir, bunun zıddına meyyit denir ki, ölü mânasına gelir.

    Allah Teâlâ ölmez, daima hâzır ve nâzırdır. Yaşayan mahlûkatın hayatını veren de O'dur. O olmasaydı hayattan eser olmazdı. O daima fenâdan, zevalden, hatâdan münezzehtir. Her an Alîm, her an Habîr, her an Kadîr'dir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-KAYYÛM
    (القيّوم)

    Gökleri, yeri, her şey'i ayakta tutan...

    Kayyûm, kâim'in mübalâğasıdır. "Her şey üzerinde kâim" demektir. Bunun mânası "Bir şey'in kıyâmı, yani, bir varlık sâhibi olarak durabilmesi neye bağlı ise, onu veren" demektir.

    Allah Teâlâ, her şey'in mukadder olan vaktine kadar durması için sebeblerini ihsân etmiştir. Onun için herşey Hak ile kâimdir.






    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-VÂCİD
    (الواجد) İcâd eyleyen, varlığı kendinden olan.


    Hiçbir şey'e ihtiyacı olmayan; istediğini, istediği vakit bulan. Kendisi için lüzumlu olan şeylerin hiç birinden mahrum olmayan...

    Ulûhiyet sıfatları ve bunların kemâli hususunda kendisine gerekli olan herbir şey, şânı yüce olan Allah'ın zâtında mevcuddur.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-MÂCİD
    (المجيد) Şerefli...

    Kadr ü şânı büyük, kerem ve semâhati bol...

    Allah Teâlâ'nın kendisiyle âşinalığı olan kullarına kerem ve semâhati ifadeye sığmaz, ölçüye gelmez. Meselâ: Onları temiz ahlâk sâhibi olmaya, iyi işler yapmaya muvaffak kılar da, sonra yaptıkları o güzel işleri, hâiz oldukları seçkin vasıfları sebebiyle onları över, sitayişlerde bulunur. Kusurlarını afveder, kötülüklerini mahveder.

    Tek...
    Zâtında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde asla şerîki (ortağı) veya nazîri (benzeri) ve dengi bulunmayan...




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    es-SAMED
    (الصمد) Her şey kendisine muhtaç olan, kendisi ise hiçbir şeye muhtaç olmayan.

    Hâcetlerin bitirilmesi, ızdırapların giderilmesi için tek merci', ihtiyaç ve dileklerde kendisine müracaat edilen, arzu ve bütün istekler kendisine sunulan...

    Allah Teâlâ, her dileğin biricik merciidir. Yerde, gökte bütün hâcet sâhipleri yüzlerini O'na döndürmekte, gönüllerini O'na bağlamakta, el açarak yalvarmalarını O'na arzetmektedirler. Buna lâyık olan da yalnız O'dur.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-KÂDİR
    (القادر) Kudretli...

    İstediğini, istediği gibi yapmağa gücü yeten...

    Allah Teâlâ, kudretine bir ayna olmak üzere kâinatı yaratmıştır. Gök boşluğunun ölçülmesi mümkün olmayan genişliği içinde, akıllara hayret ve dehşet verecek derecede birbirlerine uzak mesafelerde milyarlarca güneşleri yandırmak... Fezalarda, sayısı belirsiz âlemleri birbirine çarpmadan koşturmak... Bir damla suyun içinde, birbirine temas etmeden hesapsız hayvanatı yüzdürmek Kâdir isminin tecelliyatındandır.







    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MUKTEDİR
    (المقتدر)

    Kuvvet ve kudret sâhipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden...

    Allah Teâlâ her şey'e karşı mutlak ve ekmel surette Kâdirdir. Her şey'e kâdir olduğu içindir ki, dilediği şey'i yaratır ve isterse onda dilediği kadar kuvvet ve kudret de yaratır.







    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MUKADDİM
    (المقدّم) İstediğini ileri geçiren, öne alan...

    Allah Teâlâ bütün mahlûkatı yaratmıştır. Fakat, ancak seçtiklerini ileri almıştır. İnsanların bâzısını dince, dünyaca bâzısı üzerine derece derece yükseltmiştir. Fakat bu yükseltme ve seçme, kulların kendi amelleri ile ona lâyık olmaları neticesinde olmuştur.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-MUAHHİR
    (المؤخّر) İstediğini geri koyan, arkaya bırakan...

    Allah Teâlâ istediğini ileri, istediğini geri aldığı gibi, bâzan da kullarının teşebbüslerini, onların bekledikleri zamanda semerelendirmez, maksadlarını arkaya bırakır. Bunda birçok hikmetleri vardır. Bu hikmetleri araştırmalı, sezmeğe çalışmalıdır.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-EVVEL
    (الأوّل)

    Her varlıktan mukaddem olan, başlangıcı olmayan...

    Allah Teâlâ bütün varlıklar üzerine mukaddem olup kendi varlığının evveli yoktur. Kendisi için asla başlangıç tasavvur olunamaz. Onun için Ona EVVEL demek, "ikincisi var" demek değildir. "Sâbık'ı, yani, kendisinden evvel bir varlık sâhibi yok" demektir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-ÂHİR
    (الآخر) Sonu olmayan...

    Herşey biter, helâk ve fenaya gider, ancak O kalır. Varlığının sonu yoktur. Evveliyetine bidayet olmadığı gibi, âhiriyetine nihayet yoktur. Onun için Ona "Âhir" demek, "Bir sâbık'ı yani, kendisinden evvel bir varlık sâhibi var" demek değildir. "Bir lâhıkı yok" demektir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    ez-ZÂHİR
    (الظاهر) Yarattıklarıyla varlığı aşikâr olan

    Âşikâr olan, kat'î delillerle bilinen...

    Allah Teâlâ'nın varlığı herşeyden âşikârdır. Gözümüzün gördüğü her manzara, kulağımızın işittiği her nağme, elimizin tuttuğu, dilimizin tattığı her şey, fikirlerimizin üzerine çalıştığı her mâna, hâsılı, gerek içimizde, gerek dışımızda şimdiye kadar anlayıp sezebildiğimiz her şey O'nun varlığına, birliğine, kemal sıfatlarına şâhiddir.
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  8. #8

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-MÜTEÂLÎ (المتعالِ) Herşeyden Önce ...

    Yaratılmışlar hakkında aklın mümkün gördüğü her şeyden, her hal ve tavırdan pek yüce ve pek münezzeh...

    Meselâ, bir zengin hakkında, "Bu adam yarın fakir düşebilir", denebilir ve adam da zenginken fakir olabilir. Fakat Allah Teâlâ hakkında, bu gibi ihtimallerin düşünülmesi mümkün değildir. O, her türlü noksanlık, eksiklik, zaaf, âcizlik, hatâ ve kusurdan münezzehtir. İsteyenler çoğaldıkça ihsanı artar, herkese hikmet ve iradesine göre verir. Verdikçe hazîneleri tükenmez...




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-BERR
    (البَرّ) İyilik yapan...

    Kulları hakkında kolaylık isteyen; iyilik ve bahşişi çok olan...

    Allah Teâlâ kulları için daima kolaylık ve rahatlık ister, zorluk istemez, zorluk çıkaranları da sevmez. Yapılan kötülükleri bağışlar, örter. Bir iyiliğe en az 10 mükâfat verir. Kul gönlünden iyi bir şey geçirmişse, onu yapmamış olsa bile, yapmış gibi kabûl edip mükâfat verir. Aksine kötülükleri ise yapmadıkça cezalandırmaz.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    et-TEVVÂB
    (التوّاب) Tövbelere Kucak Açan...

    Tevbeleri kabûl edip, günahları bağışlayan...

    Bu ism-i şerîf, tevbe'nin mübalâğa sîgasıdır. Tevbenin asıl mânâsı dönmektir. Kulun isyan yolundan dönmesi demektir




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MÜNTEKIM
    (المنتقم) İntikam alan

    Suçluları, adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran...

    Allah Teâlâ'nın intikamı vardır. Âsîlerin belini kıran, cânilerin hakkından gelen, taşkınlık yapan azgınlara hadlerini bildiren şübhesiz ki O'dur.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-AFÜVV
    (العفو) Affı çok...

    Allah Teâlâ, günahları silen, onları hiç yokmuş gibi kabûl edendir.

    Bu mânaya göre bu isim, Gafûr ismine yakındır. Ancak arada şu fark vardır: Gufran: Günahları örtüvermek demektir. Afv ise, günahları kökünden kazımaktır. Günahları kökünden kazımak, o şey'i örtmekten daha iyidir.



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    er-RAÛF
    (الرؤوف) Esirgeyen

    Çok re'fet ve şefkat sâhibi...

    Mahlûkat içinde bilhassa insanlar için, Allah'ın inâyeti, kerem ve re'feti hiçbir ölçüye ve ifadeye sığmayacak kadar geniş ve büyüktür





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    MÂLİKÜ'L-MÜLK
    (مالك الملك) Mülkün gerçek ezeli ve ebedi sâhibi.


    Allah Teâlâ mülkün hem sâhibi, hem hükümdârıdır. Mülkünde dilediği gibi tasarruf eder. Hiçbir kimsenin O'nun bu tasarrufuna itiraz ve tenkide hakkı yoktur... Dilediğine verir, dilediğinden alır. Mülkünde hiçbir ortağa ve yardımcıya ihtiyacı yoktur.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    ZÜ'L-CELÂLİ ve'l-İKRÂM
    ( ذو الجلال والإكرام) Şanlı ve İkrâmlı

    Hem büyüklük sâhibi, hem fazl-ı kerem...

    Celâl; büyüklük, ululuk mânasınadır. Büyüklük alâmeti olan ne kadar kemâlât varsa hepsi Allah'a mahsustur. Mahlûkattaki kemâlât, O'nun kemâlinin zayıf bir gölgesi ve işaretidir.

    Allah Teâlâ aynı zamanda büyük bir fazl-ı kerem sâhibidir de... Mahlûkat üzerine akıp taşmakta olan sayıya gelmez, sınır kabûl etmez nimetler hep O'nun ihsanı ve ikrâmıdır. O nimetlerin zerresinde olsun hiç kimsenin hakkı yoktur.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-MUKSİT
    (المقسط) Dürüst...

    Bütün işlerini denk, birbirine uygun ve yerli yerinde yapan.

    Mazlûma acıyıp zâlimin elinden kurtaran.

    Allah Teâlâ en üstün bir adalet ve merhametin sâhibidir. Her işi birbirine denk ve lâyıktır. Zerre kadar da olsa haksızlığı tervic etmez. Kullarına muamelesi merhamet ve adalet üzeredir. Yapılmış olan hiçbir iyiliğin zerresini bile karşılıksız bırakmaz. İnsanların birbirlerine karşı işledikleri haksızlıkları da düzelterek hakkı yerine getirir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-CÂMİ'
    (الجامع) Toparlayan...

    İstediğini, istediği zaman, istediği yerde toplayan.

    Birbirine benzeyen, benzemeyen ve zıd olan şeyleri bir araya getirip tutan...

    Cem, dağınık şeyleri bir araya toplama demektir. Allah Teâlâ, vücudlarımızın çürüyerek suya, havaya, toprağa dağılmış zerrelerini tekrar birleştirecek, bedenlerimizi yeni baştan inşa edecektir.

    Allah Teâlâ birbirine benzeyen şeyleri bir araya getirip topladığı gibi, birbirinden ayrı varlıkları da bir araya getirmektedir. Onların iç içe birlikte yaşamalarını te'min etmektedir. Sıcaklık ile soğukluk, kuruluk ile nemlilik gibi birbirine zıd unsurları bir arada tutması da yine Allah'ın Câmi' isminin tecellisindendir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-GANİY
    (الغني) Zengin...

    Çok zengin ve her şeyden müstağnî...

    Ganiy, hiçbir şey'e ihtiyacı olmayan, herşey yanında mevcud bulunduğu için hiçbir şekilde başkasına müracaat mecburiyetinde kalmayan zât demektir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    el-MUĞNÎ
    (المغني) İstediğini zengin eden...

    Allah Teâlâ dilediğini zengin eder, ömür boyunca zengin olarak yaşatır. Dilediğini de ömür boyunca fakirlik içinde bırakır.

    Bâzı kullarını zenginken fakir, bazılarını da fakirken zengin yapar.

    "Kıyamet günü fakirlik ve zenginlik tartılmayacak; fakirliğe ne ölçüde sabredildiği, zenginliğe de ne ölçüde şükredilmiş olduğu hesab edilecek. Mesele, çok fakir veya çok zengin olmak değil, çok sabretmek veya çok şükretmektir." (Yahya bin Muaz)



    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-MÂNİ'
    (المانع) Engel Olan...

    Bir şey'in meydana gelmesine müsâade etmeyen...

    İyiden ve kötüden pek çok arzularımız vardır ki biri bitmeden biri ortaya çıkar. Yaşadığımız müddetçe bunlar ne biter, ne de tükenir... Biz de bu arzularımızı elde etmek için çalışır dururuz. Her arzumuz bir takım sebeblere, sebebler de Mâni' ve Mu'tî olan Allah'ın emrine bağlıdır. Allah Teâlâ isteyenlerin isteklerini, dilerse verir; o zaman isteyenin tuttuğu sebebler çabucak meydana gelir. Mu'tî ism-i şerîfinin mânası budur. Allah Teâlâ bâzı isteklere de müsaade etmez. O zaman isteyenin yapıştığı sebebler kısır kalır, ne kadar çabalanırsa çabalansın netice vermez. Bu da Mâni' ism-i şerîfinin tecellîsidir.

    Kullarının başına gelecek felâket ve musibetleri önlemek, geri çevirmek de yine Mâni' ism-i şerîfinin tecelliyatındandır.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    ed-DÂRR
    (الضار) Zarar Veren..

    Elem ve zarar verici şeyleri yaratan...





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    en-NÂFİ'
    (النافع)
    Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan...

    Menfaatları ve mazarratları, hayır ve şerleri yaratan Allah Teâlâ'dır. İnsana menfaat ve zararlar belli bâzı sebebler altında geliyorsa da, o sebebler o menfaat ve zararların sâhibi ve müessiri değil, birer perdesidir. Gerçekte zararın da faydanın da, hayrın da şerrin de yaratıcısı Allah'tır.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    en-NÛR (النور) Evreni Nurlandıran...

    Âlemleri nurlandıran; istediği sîmalara, zihinlere ve gönüllere nûr yağdıran...

    Bütün eşyayı aydınlatan nûr, şübhesiz ki, Allah'ın zâtının nûrundandır. Çünkü göklerin ve yerin nûru O'dur.

    Nasıl ki, güneşin aydınlattığı her zerre, güneşin varlığına bir delildir, kâinatın her zerresinde görünen aydınlık da, o aydınlığı yaratan varlığın mevcud olmasına bir delil teşkil etmektedir.




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-HÂDÎ (الهادي) Hidayet Verici

    Hidayeti yaratan.

    İstediği kulunu hayırlı ve kârlı yollara muvaffak kılan, muradına erdiren.

    Her yarattığına, neye ihtiyacı varsa, ne yapması gerekiyorsa onu öğreten...

    Hidâyet; Allah Teâlâ'nın lütuf ve keremiyle kullarına, sonu hayır ve saadet olacak isteklerin yollarını göstermesi veya o yola götürüp muradına erdirmesi demektir. Sadece hayır yolunu ve sebeblerini göstermeğe irşâd; neticeye erinceye kadar o yolda yürütmeye de tevfîk denir.

    Hidâyetin karşılığı dalâlettir. Dalâlet, doğru yoldan bile bile veya iğfale kapılarak sapmak demektir. Hidâyetin neticesi îman, dalâletin neticesi îmansızlık ve küfürdür...




    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-BEDÎ'
    (البديع) Tek,Emsalsiz

    Örneksiz, misalsiz, acîb ve hayret verici âlemler îcad eden...

    Zâtında, sıfatında, fiillerinde, emsâli görülmemiş olan...

    Bedî', mübdî mânasınadır. Mübdî, ibdâ eden, yani örneği bulunmayan bir şey'i îcad eden demektir.

    Allah herhangi bir kuluna peygamberlik veya velîlik vererek üstün kılmışsa, bu üstünlükle o kul, kendi zamanındaki sair insanlara nisbetle bedî' olmuştur. Bâzı âlimlere verilen Bediüzzaman lâkabı gibi. Bu tâbir, zamanının eşsiz, misilsiz âlimi mânasına gelmektedir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-BÂKÎ
    (الباقي)
    Varlığının sonu olmayan...

    Bu ism-i şerîf "varlığın devamını" bildiren bir kelimedir. Varlığın devamı, önü ve sonu olmamakladır. Önü olmamak mülâhazasıyla Allah Teâlâ'ya Kadîm, sonu olmamak mülahazasıyla Bâkî denir. Bu mânalara yakın Ezelî ve Ebedî ism-i şerifleri de vardır.

    Allah Teâlâ'nın varlığı, devam bakımından zaman mefhumu içine girmez. Çünkü, zaman denilen şey, kâinatın yaratılmış olduğu andan itibaren sonsuzluğa doğru akışının derecelerini gösteren bir mefhumdur. Şu halde, zaman yaratılmışlar başlamıştır ve onlarla bitecektir. Kâinat yokken zaman da yoktu, fakat Allah Teâlâ vardı. Kâinat biter, zaman da biter, fakat Allah BÂKÎdir.





    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-VÂRİS
    (الوارث) Tüm Servetlerin Gerçek Sahibi

    Servetlerin geçici sâhipleri elleri boş olarak yokluğa döndükleri zaman servetlerin hakikî sâhibi...

    Allah Teâlâ mülkün gerçek sâhibi olduğu gibi, gerçek vârisidir de. İnsanların mülk sâhibi olmaları geçici olduğu gibi, varislikleri de geçici ve muvakkattır. Mülkün gerçek vârisi, mülk sâhibi Allah'tır. Kıyâmet hengâmında bütün canlılar ölecek, bütün mülk tamamıyla O'na kalacaktır.






    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    er-REŞÎD
    (الرشيد) Doğru yola eriştiren.

    Bütün işleri ezelî takdîrine göre yürütüp, bir nizam ve hikmet üzere âkıbetine ulaştıran;

    Her şey'i yerli yerine koyan, en doğru şekilde nizama sokan...

    Reşîd isminde iki mâna vardır:

    1. Doğru ve selâmet yolu gösteren. Bu mânada Hâdî ismiyle eş mânaya gelir.

    2. Hiçbir işi boş ve faydasız olmayan, hiçbir tedbîrinde yanılmayan, hiçbir takdîrinde hikmetsizlik bulunmayan zât mânasındadır.


    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları
    es-SABÛR
    (الصبور) Sabırlı
    Allah, bir işi, vakti gelmeden yapmak için acele etmez. Yapacağı işlere muayyen bir zaman koyar ve onları koyduğu kanunlara göre - zamanı gelince - icra eder. Önceden çizdiği zamandan, - bir tenbelin yaptığı gibi, - geciktirmez. Ve kezâ - bir acelecinin yaptığı gibi - zamanı gelmeden yapmağa kalkmaz. Bil'akis her şey'i, hangi zamanda yapılmasını takdîr buyurmuş ise, o zaman yapar.
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  9. #9

    Status
    Offline
    "Ölüm", kendinden önce bana yalnızlığını yolladı. (N. Hikmet)

    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    19.059
    Konular
    13109
    Aldığı Beğeni
    588
    Beğendikleri
    12

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    ESMA-ÜL HÜSNA Cenâb-ı Allah'ın güzel isimleri;

    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    el-A'lâ ; en yüce, en şerefli. (KK, NS,)

    A'lem ; her şeyi en iyi bilen (KK)

    el-Adl ; âdil, insaflı, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyi hak ve doğru olan (TR, BK, İH)

    Adüvvün li'l-kâfirîn ; kâfirlerin düşmanı (KK)

    el-Afüvv ; çok affedici, çok bağışlayan (KK, TR, İC, NS, İH, BK)

    el-Âhir ; varlığının sonu olmayan, ölümsüz, ebedî ve bâkî olan (KK, TR, İC, NS, HK)

    Âhizü'n bi nâsiyetih ; suçluları cezalandıran (KK, NS)

    Ahkemü'l-hâkimîn ; hüküm verenlerin en iyisi, hâkimler hâkimi (KK, )

    Ahsenü'l-hâlikîn ; yaratanların, takdir ve tasvir edenlerin en iyisi (KK)

    Akrab ; bilmesi, görmesi, duyması, haberdâr olması ve yardım etmesi açısından insanlara en yakın olan (KK)

    el-Alî ; şanı, şerefi, izzeti ve kudreti yüce olan (KK, İC, TR, NS, HK, İH, BK)

    el-Alîm ; her şeyi çok iyi bilen (KK, İC, HK, İH, BH)

    el-Âlim ; bilen, anlayan, tanıyan (KK,TR, ,İC, İH, BK)

    Âlimü'l-ğaybi ; gaybı bilen (KK)

    Âlimü ğaybi's-semâvâti ve'l-ard ; yerin ve göklerin gaybını bilen (KK)

    Âlimü'l-ğaybi ve'ş-şehâdeti ; görünen ve görünmeyen âlemi bilen (KK, NS)

    el-Allâm ; çok bilen, bilgisi çok olan, her şeyi bilen (HK)

    Allâmü'l-ğuyûb ; görünmeyenleri çok iyi bilen (KK)

    el- Azîm ; zatı, isim, sıfat ve fiileri itibariyle pek ulu, büyük, yüce (KK,TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    el- Azîz ; üstün, güçlü, kuvvetli, galip, şerefli, değerli, melik (KK,TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    el- Bâ'ıs ; kıyamet kopunca ölüleri dirilten, mahşer yerine sevk eden, uyarıcı ve müjdeci olarak peygamber gönderen, kıyamette şahitler getiren (TR, İC, HK, İH, BK)

    el- Bâkî ; sonlu ve ölümlü olmayan, varlığı sürekli olan, ebedî (TR, İC, HK, İH, BK)

    Bâli'ğu emrih ; emri, hükmü hedefine ulaşan, kararını infaz eden (KK)

    el- Bâri' ; yaratan, örneği olmadan varlıkları îcat eden (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    el- Berr ; iyilik eden, çok lütüfkâr, çok merhametli, çok şefkatli (KK, TR, İH, BK)

    el- Bârr ; iyilik eden, çok lütufkâr, çok merhametli, çok şefkatli (İC)

    el- Bâsıt ; dilediğine rızkı bol veren (TR, İC, İH, BK)

    el- Basîr ; aydınlık ve karanlıkta küçük ve büyük her şeyi gören (KK, TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    el- Bâtın ; mâhiyeti akıl ile idrâk olunamayan, haya ile tahayyül edilemeyen, her şeyin iç yüzünü, sırlarını bilen (KK,TR,İC, NS, HK, İH, BK)

    el- Bedî' ; bir şeyi nümûnesi olmadan yaratan , vâr eden, îcât eden (TR, HK, İH, BK)

    Bedîu's-semâvâti ve'l-erd ; gökleri ve yeri örneği olmadan yaratan (KK)

    Berîü'n mine'l-müşrikîn ; müşriklerden berî, uzak olan (KK)

    el- Bürhân ; delil sahibi, kullarına delil gösteren, varlığına her şey delalet eden (İC)

    Câ'ıl(ûn) ; yaratan, vâr eden, bir varlıktan başka bir varlık yapan, (KK)

    el- Câmi' ; kıyamette insanları bir araya toplayan, cem eden (TR, İC, İH, BK)

    Câmi'u'n-nâs ; kıyamette insanları bir araya toplayan, cem eden (KK)

    el - Cebbâr ; emir ve yasaklarını, hüküm ve karalarını kullarına yaptırmaya gücü yeten, azgın ve zalimleri kahredici, dertlere derman olan, yaraları sarıp onaran, yaratıklarının hallerini düzelten (KK,TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    el- Celîl ; ulu, kudretli, yüce, azamet ve Kibriya sahibi (KK,TR, İC, HK, İH, BK)

    el- Cemîl ; zatı, isim, sıfat, söz, fiil ve hükümleri iyi, güzel, iyilik ve ihsan sahibi (TR, İC , HK, İH, BK)

    el- Cevâd ; cömert, nimet ve ihsanı bol olan (Tirmizî, Edeb, 41)

    ed- Dâim ; ölümsüz, varlığı sürekli olan, bâkî ve dâim (İC, HK, İH, BK)

    ed- Dârr ; zarar veren şeyleri yaratan âsileri zarar vererek cezalandıran (TR, İC)

    ed- Dehr ; zamanı ve zaman içinde olup biten her şeyi vâr eden, zamanın sahibi ve yöneten (Müslim, Elfâz,1, 3. Buhârî, Edeb, 101. Tevhîd, 34)

    ed- Deyyân ; hüküm veren, hesaba çeken, zelil eden, kahhâr (Buhârî, Tevhîd, 32. Ahmed, III, 495)

    el- Ebed ; ölümsüz, varlığı sürekli, bâkî ve dâim (İC)

    Ebkâ ; verdiği nimetler sürekli ve daha kalıcı olan (KK)

    el-Ehad ; eşi, benzeri ve ikincisi bulunmayan bir tek, yegâne (KK, İC, NS, HK, İH, BK)

    Ehlü'l-mağfire ; mağfiret ehli, affedici (KK)

    Ehlü't-takvâ ; azabından korkup sakınmaya, korunmaya layık olan (KK)

    Ekber ; zatı, isim, sıfat ve fiilleri, şana ve şerefi, nimet ve ihsanı en yüce en ulu (Müslim, Tahâre, 17;Tirmizî, Deavat, 25)

    el-Ekrem ; en çok ikram eden (KK)

    Erhamü'r-râhımîn ; merhamet edenlerin en merhametlisi (KK, NS)

    Esdeku hadîsen ; en doğru sözlü (KK)

    Esdeku Kîlen ; en doğru sözlü (KK)

    Esra'u Mekren ; hile ve tuzak kuranları en sür'atli bir şekilde cezalandıran (KK)

    Esra'u Ferahan ; kullarının tevbesine çok sevinen (KK)

    Esra'u'l-hâsibîn ; hesap soranların, hesap görenlerin en sür'atlisi (KK)

    Eşeddü Kuvveten ; çok kuvvetli, çok güçlü (KK)

    Eşeddü Tenkîlen ; çok şiddetli cezalandıran (KK)

    Eşeddü be'sen ; çok şiddetli cezalandıran (KK)

    el-Evvel ; öncesi olmayan, yaratılmamış, ezelî ve kadîm tek varlık (KK,TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    Fa'âlün limâ yürîd ; dilediğini yapan (KK)

    Fâil(ûn) ; Yapan, yaratan, vâr eden (KK)

    Fâliku'l-habbi ve'n-nevâ ; çekirdek ve taneleri çatlatan, yarıp açan (KK, NS)

    Fâliku'l-ısbâh ; karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran (KK)

    el- Fâtır ; yaratan, îcat eden, yoktan var eden (İC, HK)

    Fâtıru's-semâvâti ve'l erdı ; yeri ve gökleri yaratan(KK, NS);

    el- Fâtın ; deneyen, imtihan eden (Mâlik, Kader, 5)

    el-Ferd ; tek kadîm, ezelî, ebedî ve bâkî olan varlık.( Beyhakî, I, 161)

    el- Fettâh ; en âdil hüküm veren iyilik kapılarını açan (KK,TR, HK, İH, BK)

    Gâlib'ün `alâ emrihî ; emirinde işinde ve hükmünde galip olan, üstün gelen (KK)

    el-Ğaffâr ; çok affeden, çok bağışlayan, günah ne kadar çok olursa olsun yine bağışlayan (KK,TR, İH, BK)

    Ğâfiru'z-Zenbi ; günahları bağışlayan (KK)

    el-Ğafûr ; çok affeden, çok bağışlayan (KK,TR, İH, BK)

    el- Ğanî ; zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan (KK,TR, HK, İH, BK)

    el- Habîr ; her şeyden haberdar olan, gizli âşikâr her şeyi bilen, haber veren (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Hâdî ; hidayet eden, doğru yolu gösteren (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    el- Hâfız ; koruyup gözeten (İC, HK)

    el- Hafî ; çok ikram eden, son derece iyilik ve lütuf sahibi, her şeyi bilen (Ebu Davud, Tirmizî, İC)

    el- Hâfid ; şan, şeret ve itibar bakımından kâfirleri alçaltan, değersiz yapan, cezalandıran (TR, İC)

    el- Hafîz ; varlıkları yok olmaktan koruyan, (KK, TR, HK, İH, BK)

    el- Hakem ; hüküm veren, son kararı veren (KK, TR, İH, BK)

    el- Hakîm ; hikmet sahibi, her işi, emri ve yasağı yerli yerinde olan (KK)

    el- Hâkim ; hükmeden, karar veren, haklıyı haksızı ayıran (TR, İC)

    el- Hakk ; varlığı, ilah ve rab oluşu hak olan, eşyayı var eden hakkı ızhar eden, mülk sahibi, yok olmayan, varlığında şüphe bulunmayan, âdil (KK, TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    el- Hâlik ; her şeyi yaratan (KK, TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Halîm ; çok sakin, hemen öfkelenmeyen, kızmayan, heyecanlanmayan, acele etmeyen hoşgörülü, teenni ile hareke eden (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Hallâk ; mükemmel yaratan, devamlı yaratan (KK, HK)

    el- Hamîd ; çok övülen, övgüye layık olan (KK, TR, NS, İH, BK)

    el- Hannân ; çok merhametli, çok şefkatli (HK)

    el-Hâsib ; insanları sorgulayan, hesaba çeken (KK)

    Hasbü ; yardım etmede, rızık vermede ve korumada yeten,

    el-Hasîb ; insanlara yeten, insanların yaptıklarını koruyup hesaba çeken (KK,TR, İH, BK)

    el-Hayî ; edep ve haya sahibi, çirkinliği bulunmayan, bağış, ihsan ve nimeti terk etmeyen (Ebû Dâvud, Hammam, 2; İbn Mâce, Dua, 13; Nesaî, Gusl, 7)

    Hayr ; hayırlı, faydalı olan, iyilik eden (KK)

    Hayru'l-fâsılîn ; hükmedenlerenin, haklı ile haksızı ayırt edenlerin en hayırlısı (KK)

    Hayru'l-fâtihîn ; hükmedenlerin, nimet verenlerin, hayır kapılarını açanların en hayırlısı (KK)

    Hayru'l-ğâfirîn ; bağışlayanların en hayırlısı (KK)

    Hayru'l-hâkimîn ; hüküm ve karar verenlerin en hayırlısı (KK)

    Hayru'l-mâkirîn ; hile ile kötülük yapanları bilemeyecekleri, anlayamayacakları, cihetlerden daha şiddetli cezalandıran (KK)

    Hayru'l-münzilîn ; nimet verenlerin, ikram edenlerin en hayırlısı (KK)

    Hayru'l-vârisîn ; varislerin en hayırlısı (KK)

    Hayru'n-nâsırîn ; yardım edenlerin en hayırlısı (KK)

    Hayru'r-râhımîn ; merhamet edenlerin en hayırlısı (KK)

    Hayru'r-râzikîn ; rızık, nimet verenlerin en hayırlısı (KK)

    Hayrun hâfizan ; en iyi koruyup gözeten (KK)

    el- Hayy ; yaşayan, diri, canlı, ölümsüz, ezelî ve ebedî olan (KK, TR, İC, NS, HK, İH, BK)

    Hüvallahüllezî lâilâhe illâ hû ; kendisinden başka tanrı bulunmayan Allah (KK, TR, İH, BK)

    el- İlâh ; ma'bûd. Tanrı (KK, HK)

    İlâhü'n-nâs ; insanların ilahı (KK)

    el- Kâbid ; dilediğine rızkı daraltan, ölüm zamanı gelenlerin ruhlarını kabzeden (TR, İC, İH, BK)

    Kâbilü't-tevb ; tevbeleri kabul eden (KK)

    el-Kâdî ; hakla hükmeden (Beyhâkî, el-Esmâ ve's-Sıfât, s. 111)

    Kâdî'l-umûr ; işlere karar veren (Tirmizî)

    el- Kâdîm ; evveli olmayan, ezelî olan ilk varlık ( İC, HK)

    el- Kâdir ; güçlü, kuvvetli, her şeye gücü yeten (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    el- Kadîr ; çok güçlü, çok kuvvetli, istediğini istediği gibi eksiksiz, kusursuz ve tam yapabilen (KK , HK)

    el- Kâfî ; kullarına yardım eden, vekil olan, yol gösteren, yaptıklarını bilen, gören, haberdar olan ve hesaba çeken (KK, İC, HK)

    el- Kahhâr ; yenilmeyen, daima galip gelen (KK,TR, NS)

    el- Kâhir ; galip gelen, zelil eden, güçlü, her şeyi kuşatan, yaratıklarını dilediği gibi yöneten (KK, İC)

    el- Kâim ; varlıkları görüp gözeten, koruyan, yöneten (KK, İC)

    el- Kâin ; kadîm, ezelî, ebedî, bâkî, ilk varlık, varlığı sürekli olan (Ahmed, II, 539)

    el-Karîb ; aff, mağfireti, rahmeti, bilmesi, görmesi ve duyması itibariyle kullarına yakın olan (KK, HK, NS, İH, BK)

    el- Kâşif ; azap, sıkıntı, bela ve dertleri gideren (KK)

    Kâşifü'l-azâb ; azabı, sıkıntıyı, derdi kaldıran (KK)

    Kâtib(ûn) ; insanların yaptıklarını yazan (KK)

    el- Kavî ; kuvvetli, kudretli, her şeye gücü yeten (KK,TR,İC, İH, BK)

    el- Kayyûm ; zatı ile kaim olana, ezelî ve ebedî, her şeyin varlığı kendisine bağlı, uykusu ve uyuklaması olmayan, varlıkları yöneten, koruyan, ihtiyaçlarını üstlenen (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Kebîr ; zatı, isim ve sıfatları, şanı ve şerefi, kadri ve kıymeti, değer ve izzeti pek yüce, ulu ve büyük (KK,TR, HK, İH, BK)

    el- Kefîl ; bütün canlıların rızıklarını üstlenen, bu konuda kullarına yeten, nimet veren, kullarını görüp gözeten (HK)

    el- Kerîm ; değerli, şerefli, çok nimet veren, nimet ve ihsanı bol olan (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Kuddûs ; her türlü çirkinlik (Nesefî, VI, 234), noksanlık ve ayıplardan uzak, tertemiz, bütün kemal sıfatları kendisinde toplayan, güzellik, iyilik ve faziletlerle övülen (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Latîf ; yaratıklara karşı yumuşak davranan, çok merhametli, çok lütufkâr, ihsan sahibi, insanlara hak ettiklerinden fazlasını veren her şeyin detayını, sırlarını en iyi bilen, işleri çok hassas düzenleyen, gözle görülmeyen (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el- Mâcid ; şan ve şeref sahibi, hayır ve ihsanı, kerem ve lütfu bol olan (TR, İH, BK)

    Mâhid(ûn) ; yer yüzünü yaratıkları için elverişli, yarayışlı ve faydalı olarak yaratan (KK)

    el- Mâlik ; bütün varlıkların sahibi (KK, HK)

    Mâlikü yevmi'd-din ; din gününün, âhiretin sahibi (KK)

    Mâlikü'l-mülk ; mülkün sahibi (KK, TR, İH, BK)

    el- Mâni' ; istediği şey engel olan, koruyan, kurtaran, yardım eden (TR, İC, İH, BK)

    el- Mecîd ; çok şerefli, çok itibarlı (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el-Melik ; bütün varlıkları yöneten, dilediğini yapan, dilediği gibi hükmeden (KK, TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    Meliki'n-nâs ; insanların meliki (KK)

    el-Melîk ; çok mülkü olan, her şeyin sahibi ve Malikî, onları terbiye edip yetiştiren, mülk ve güç veren (KK, HK)

    el-Mennân ; kullarına bol ihsânda bulunan, sayısız nimetler veren (İbn Mace, Dua, 9. HK)

    el-Metîn ; çok kuvvetli, çok dayanıklı, âcizliği, za'fiyeti ve gevşekliği olmayan (KK,TR, İC, İH, BK)

    el-Mevlâ ; dost, yardımcı, görüp gözeten (KK, HK)

    Mu'azzib(în) ; suç işleyenleri, zalimleri, günahkârları cezalandıran (KK)

    el-Mu'ızz ; izzet ve şeref, güç ve kuvvet, itibar ve şeref veren, aziz yapan (KK, İC)

    el-Mu'îd ; canlı varlıkları ölümlerinden sonra dirilten, yeniden yaratan (TR, İC, HK, İH, BK)

    el-Mu'tî ; nimet veren ihsanda bulunan (İC)

    el-Muahhır ; geriye bırakan (TR, İH, BK)

    el-Muğîs ; yağmur yağdıran (HK)

    el-Muğnî ; insanlara mal mülk veren, onları zengin yapan, cömert, nimet sahibi, (TR, İH, BK )

    Mûhinü keydi'l-kâfirîn ; kâfirlerin tuzağını zayıflatan, boşa çıkaran (KK)

    el-Muhît ; ilim ve kudretiyle her şeyi kuşatan, her şeye muttali olan (KK)

    Muhîtü'n bi'l-kâfirîn; kâfirleri kuşatan

    el-Muhric ; bir şeyi açığa çıkaran, bir varlıktan başka bir varlık var eden, gizli şeyleri ortaya çıkaran (KK)

    el-Muhsî ; insanların bütün yaptıklarını , olup biten her şeyi bilen ve koruyan (TR, İH, BK)

    el-Muhsin ; yaptığı şeyleri iyi, güzel, sağlam ve kaliteli yapan, insanlara ikram ve in'am eden (Süyûtî, No: 1817. I, 215)

    el-Muhyî ; varlıklara hayat veren, onları yaşatan, ölümlerinden sonra dirilten (TR,İC)

    Muhyî'l-mevtâ ; ölüleri dirilten (KK)

    Muhzî'l-kâfirîn ; kâfirleri rezil rüsvay eden (KK)

    el-Mukaddim ; öne alan (TR, İH, BK)

    Mukallibü'l-kulûb ; kalpleri halden hale çeviren (NS)

    Musarrifu'l-kulub ; kalpleri halden hale çeviren (NS)

    el-Mu'îd ; ölümlerinden sonra da tekrar diriltecek ve hayatlarını iade edecek olan

    el-Mukît ; her şeye gücü yeten, , rızık veren, yapılanları bilen, koruyan, mükâfat veren (KK,TR)

    el-Muksıt ; âdil, hakla hükmeden (TR, İC, İH, BK)

    el-Muktedir ; güçlü, kuvvetli, istediğini istediği gibi yapan (KK, TR, İH, BK)

    el-Musavvir ; yaratıklara şekil ve özellik veren (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    Mûsi'(ûn) ; gökleri genişleten (KK)

    el-Muksıt ; âdil, hakla ve adaletle hükmeden, mazlumun hakkını zalimden adaletle olan demektir (TR, İH, BK)

    Mutahhir ; müminleri manevî kirlerden, günahlardan temizleyen, kötülüklerden kurtaran (KK)

    el-Mübdi' ; varlıkları ilk defa yaratan (TR, İC, HK, İH, BK) Beyhakî'in el-Esmâ ve's-Sıfât adlı eserinde (s. 61) bu isim el-Bâdi' olarak geçmektedir. Her iki kelime aynı anlamdadır.

    el-Mübîn ; varlığı âşikâr olan, hakkı ızhar eden, gerçeği beyan eden (KK, İC, HK, İH, BK)

    Mübrim (ûn) ; hile ile kötülük yapmaya karar verenleri bilir, onların bu kötülüklerini boşa çıkarır, onları kesin olarak cezalandırır (KK)

    Mübtel(în) ; deneyen, imtihan eden, gizli olanları açığa çıkaran (KK)

    el-Mücîb ; duaları, istekleri, dilekleri kabul eden, ihtiyaçları karşılayan, sıkıntıları gideren (KK,TR, HK, İH, BK)

    el-Müdebbir ; kâinatı yöneten, işleri yerli yerince düzene koyan (HK)

    el-Müheymin ; insanların bütün yaptıklarını bilen, koruyan, görüp gözeten (KK,TR, İC, HK, İH, BK)

    Mûhinü keydi'l-kâfirîn ; ise kâfirlerin tuzağını zayıflatan, gevşeten, boşa çıkaran,

    el-Mühlik ; isyan eden, azan, günaha dalan ve zulmeden fert ve toplumları yok eden, helak eden (KK)

    el-Mükevvin ; ebedî olarak vâr olan (Ahmed, II, 539; Buhârî, Tevhîd, 26)

    el-Mümidd ; yardım eden (KK)

    el-Mü'min ; yaratıklarına güven veren (KK,TR, İC, HK, İH, BK)

    el-Mümît ; varlıkların hayatlarına son veren, canlarını alan (TR, İC, HK, İH, BK)

    el-Müneccî ; sıkıntı, bela ve azaptan kurtaran (KK)

    el-Münezzil ; nimet veren, su, sekînet, melek, kitap ve peygamber indiren (KK)

    el-Münîr ; ışık veren, aydınlatan, (KK, İC)

    Münşi(ûn) ; îcat eden, inşa eden, yapan, ilk defa yaratan (KK)

    el-Müntekim ; suçluları cezalandıran (KK, TR, İH, BK)

    Münzil (în) ; melek. Kitap, bu, sekînet indiren, nimet veren (KK)

    Münzilü't-Tevrâti ve'l-İncîli ve'l-Fürkân ; Tevrat, İncil ve Kur'ân'ı indiren (NS)

    Münzir(în) ; kullarına fayda ve zarar veren şeyleri bildiren; inkâr ve isyan edenlerin âkibetinin kötü olduğunu haber vererek onları bu davranışlardan sakındıran ve azabı ile korkutan (KK)

    Mürsil(în) ; vahiy, peygamber, bol yağmur, aşılayıcı rüzgar, koruyucu melek âsiler için yıldırımlar ve âfetler gönderen (KK)

    el-Müsa'ır ; ürünleri azaltıp çoğaltan, kıtlaştırıp bollaştıran (Tirmizî, Büyu', 73. Ebû Dâvud, Büyu', 51)

    el-Müsteân ; kendisinden yardım istenen, kindisine sığınılan (KK)

    Müstemi'(ûn) ; sesleri işiten,duyan (KK)

    el-Müteâl ; aşkın, pek yüce, ulu, eksik ve noksanlıklardan berî olan (KK, TR, İC, İH, BK)

    el-Mütekebbir ; ihtiyaç ve noksanlığı gerektiren her şeyden münezzeh, pek yüce ve ulu (KK, TR, İC, İH, BK)

    el-Müteveffî ; yaratıkların canlarını alan (KK)

    Mütimmü nûrihî ; nurunu, dinini tamamlayan (K)

    el-Müzill ; boyun eğdiren, zelil eden, alçaltan (TR, İC, İH, BK)

    en-Nâfi' ; faydalı şeyleri yaratan, bütün yaratıklara faydası olan (TR, İC, İH, BK)

    en-Nâsır ; yardım eden (KK, HK)

    en-Nasîr ; çok yardım eden, sürekli yardım eden (KK)

    en-Nazîf ; sözleri, işleri ve hükümleri temiz, iyi ve güzel olan (Tirmizî, Edeb, 41)

    en-Nûr ; aydınlatıcı, ışık verici (TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    Nûru's-semâvâti ve'l-ard ; gökleri ve yeri aydınlatan (KK )

    er-Rabb ; varlıkları yaratıp yetiştiren, terbiye eden, eğiten, yetiştiren, her şeye nizamını, güzelliğini ve yeteneklerini veren, her şeyin Malikî ve sahibi (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    Rabbü'l-âlemîn ; âlemlerin rabbi (KK)

    Rabbü'n-Nâs ; insanların Rabbi (KK)

    Rabb'ü'l-Arş ; Arş'ın Rabbi (KK)

    Rabbü'l-Felak ; sabahın Rabbi (KK)

    Rabbü's-Semâvâti ; göklerin Rabbi (KK)

    Rabbü'l-Ard ; yerin Rabbi (KK)

    Rabbü'l-Izzeti ; kudret ve şeref sahibi (KK)

    Rabbü'ş-Şi'râ ; Şi'ra yıldızının sahibi (KK)

    Rabbü Külli Şey'in ; her şeyin Rabbi (KK)

    er-Râfi' ; peygamber ve müminlerin itibar, şan ve şereflerini artıran, göğü yükselten (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    er-Rahîm ; çok merhametli (KK,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    er-Rahmân ; çok merhametli, pek müşfik (KK,TR, İC, HK, İH, BK)

    er-Rakîb ; insanların hallerini, sözleri, yaptıklarını ve davranışlarını bilen, haber alan, murakabe edip koruyan (KK,TR, HK, İH, BK)

    er-Râşid ; doğru yolu gösteren, her işi isabetli olan (İC)

    er-Raûf ; çok merhametli, çok şefkatli, çok acıyan (KK,TR, İC, HK, İH, BK)

    Refî'u'd-derecât ; manevî dereceleri ve gökleri tabaka tabaka yükselten (KK)

    er-Refîk ; yumuşak davranışlı, merhametli (Müslim, Selam, 15, Buharî, Edeb, 35, Ebû Dâvûd, Edeb, 15)

    er-Reşîd ; her işinde isabetli olan, doğru yolu en iyi gösteren (TR)

    er-Rezzâk ; bol nimet, maddî ve manevî rızık veren (KK, TR, HK, NS, İH, BK)

    Hayrü'r-râzikîn ; rızık verenlerin en hayırlısı (KK)

    es-Sabûr ; çok sabırlı (TR)

    es-Sâdık ; söz, iş, va'd ve va'îdinde doğru olan her sözünü ve va'dini yerine getiren (KK, İC, HK, İH, BK)

    es-Sâil ; insanları âhirette sorgulayan, hesaba çeken (Müslim, İmâre, 45. Buhârî, Enbiyâ, 50)

    es-Samed ; her şeyin kendisine muhtaç olduğu, yöneldiği, her dilek ve isteğin mercîi; hiç eksiği, kusuru ve ihtiyacı olmayan ulu, şanlı, dosdoğru, âdil ve güvenilir (KK, TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    es-Sâmi' ; sözlerini açığını da gizlisini de işiten (İ)

    es-Sâni' ; varlıkları, iyi, güzel, sağlam ve muhkem yapan, fâil, halik, musavvir (Müslim, Zikr, 9)

    es-Selâm ; eksiklik, âcizlik, hastalık, ölüm ve benzeri şeylerden salim olan kullarına güven ve selamet veren (KR,TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    es-Semî' ; her sözü, bütün konuşulanları en iyi işiten, duyan (KK, TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    Semî'u'd-Dü'â ; duaları duyar kabul eden (KK)

    Serîu'l-hısâb ; çok süratli sorgulama yapan, hesap soran (KK)

    Serî'u'l-`Ikâb ; çok hızlı cezalandıran (KK)

    es-Setîr ; kularının ayıp ve kusurlarını örten (Nesâî, Gusl, 7. Ebû Dâvûd, Hammam, 2. Ahmed, IV, 224)

    es-Seyyid ; en şerefli, en yüce, kâinatın sahibi, Malikî ve yöneticisi (Ahmed, IV, 24. Beyhakî, el-Esmâ ve's-Sıfât, I, 54)

    es-Sübbûh ; her türlü kötülük, eksiklik, acizlik, ve noksanlıklardan uzak olan (Müslim, Salat, 223; Ebu Davut, Salat, 17; Nesai, Tatbik, 11, Ahmed, V. 35, 99,115,148)

    eş-Şâfi' ; maddî ve ma'nevî hastalıklara şifa veren, sıkıntıları gideren (Buharî, Merda, 20. Tıb, 40; Müslim, Selam, 46, 47, 48; Ebû Dâvud, Tıb, 17)

    eş-Şâhid ; bilen, muttali olan, tanık (KK)

    eş-Şâkir ; verdiği nimetlere şükredi ve çalışan kimseyi ödüllendiren (KK, HK)

    eş-Şedîd ; çok kuvvetli, cezalandırması çok şiddetli (İC)

    Şedîdü'l-`azâb ; azabı çok şiddetli (KK)

    Şedîdü'l-`ıkâb ; cezalandırması çok şiddetli (KK)

    Şedîdü'l-mihâl ; cezası. Azabı, kuvveti çok şiddetli olan (KK)

    eş-Şefî' ; müminler yâr ve yardımcısı, azap ve sıkıntılardan koruyucusu (KK)

    eş-Şehîd ; her şeye muttali olan, gören, bilen, haberdâr olan, her yerde hazır nazır olan, hiçbir şey kendisinden gizlenemeyen, bütün sırlara vakıf olan, her şeyi murakabe eden (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    eş-Şekûr ; ibadet eden kullarının mükâfatlarını bolca veren, az çok her itaati ödüllendiren (KK, TR, HK, İH, BK)

    Şey ; var olan, mevcut (KK)

    et-Tâmm ; zat, isim, sıfat ve fiilleri, eksisiksiz, kusursuz ve mükemmel olan, acziyet ve za'fiyeti olmayan (İC)

    et-Tayyib ; söz, iş ve hükümleri iyi, güzel ve faydalı olan eksiklik ve noksanlardan münezzeh olan (Tirmizî, Edeb, 41; Müslim, Zekat, 65)

    et-Tevvâb ; tevbeleri çok kabul eden, sürekli tevbeleri kabul eden (KK, TR, İC, HK, İH, BK)

    el-Vâcid ; zengin, hiç bir şeye muhtaç olmayan, her şeyin sahibi, her şeye gücü yeten (TR, İC, HK, İH, BK)

    el-Vâhid ; zatında, isim ve sıfatlarında eşi ve benzeri bulunmayan, tek olan (KK, TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    el-Vâkî` ; yaratıklarını tehlikelerden koruyan (İC)

    el-Vâlî ; koruyup gözeten, yardım eden, işleri deruhte eden (KK, TR, İH, BK)

    el-Vâris ; bütün varlıkların sahibi, bâkî, ebedî ve dâim olan her şey kendisine dönen (KK, TR, İC, İH, BK)

    el-Vâsi' ; güçlü, kuvvetli, ilim ve merhameti her şeyi kuşatan, bütün yaratıklara rızık veren, nimet ve ihsanı bol olan (KK, TR, HK, İH, BK)

    Vâsi'u'l-mağfire ; bağışlaması, mağfireti bol olan (KK)

    el-Vedûd ; müminleri çok seven, kulları tarafından çok sevilen (KK, TR, HK, İH, BK)

    el-Vehhâb ; karşılıksız çok nimet veren, ikram ve ihsanda devamlı olan lütfu,, ihsanı ve rahmeti bütün kulları kuşatan (KK, TR, HK, İH, BK)

    el-Vekîl ; güvenilen, koruyucu, yardım eden, görüp gözeten, her şeyin Malikî ve yöneticisi (KK, TR, İC, HK)

    el-Velî ; dost, seven, görüp gözeten, yardım eden (KK, TR, İC, İH, BK)

    el-Vitr ; ilah, yaratıcı ve ma'bud olmada eşi ve benzeri bulunmayan, tek (İC, HK)

    ez-Zâhir ; varlığı her şeyden âşikâr olan, her şeye galip gelen her şeyden yüce olan (KK, TR, İC, HK, NS, İH, BK)

    ez-Zâri' ; yetiştiren, büyüten, inşa eden (Beyhâkî, el-Esmâ ve's-Sıfât, s. 57)

    Zâri'ûn ; ekinleri, bitkileri yetiştiren, büyüten (KK)

    Zû'l-izzeti ; izzet, güç, kuvvet ve şeref sahibi (NS)

    Zî't-tavl ; lütuf, bağış, ikram , ihsan, af ve bağış sahibi, (KK, HK)

    Zû fadl ; ikram sahibi (KK),

    Zü'l-fadli'l-azîm : çok ikram sahibi (KK, HK),

    Zû-intikam ; intikam sahibi, âsileri, zalimleri cçezalandıran (KK)

    Zü'l-`ıkâb ; suçluları, günahkârları, zalimleri cezalandıran (KK)

    Zü'l-Arş ; Arşın sahibi (KK)

    Zü'l-celâli ve'l-ikrâm ; azamet ve kibriya, ikram ve ihsan sahibi (KK, TR, HK, NS, İH, BK

    Zü'l-kuvveti ; güç ve kuvvet sahibi (KK, İC)

    Zü'l-mağfireti ; af ve bağış sahibi (KK)

    Zü'l-me'âric ; bütün derecelerin sahibi (KK, HK)

    Zû'l-mecd ve'l-ikrâm ; şeref ve ikram sahibi,

    Zü'r-rahmeti ; merhamet sahibi (KK)

    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları.
    -İbrahim Tenekeci




  10. #10

    Status
    Offline
    Perhaps, Perhaps ,Perhaps

    HeRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Mesajlar
    26.203
    Konular
    13550
    Aldığı Beğeni
    659
    Beğendikleri
    340

    Cevap: ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları

    Çok güzel, ALLAH Razı olsun....
    Perhaps,Perhaps,Perhaps
    ESMA-ÜL HÜSNA | ALLAH'ın 99 İsmi | Arapça Yazılışları Türkçe Anlamları


LinkBacks (?)

  1. 03-14-2014, 20:52

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  


Dost Sitelerimiz: AhmetDastan.COM | Kalbinegidenyol.Com | SağlıkUzmanım.COM



Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371