Google adsense



Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

Haberler — Gazete Manşetleri Kategorisinde ve Eski Haber Arşivi Forumunda Bulunan Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> ...

5 sonuçtan 1 ile 5 arası
Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen NoBody

Konu: Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

  1. #1

    Status
    Online
    Co Admin

    NoBody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    25 12 2011
    Yer
    Kocaeli - İzmit
    Mesajlar
    32.096
    Konular
    14589
    Aldığı Beğeni
    694
    Beğendikleri
    201

    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

    Nil Erkoçlar -RÜZGAR ve Ayşe Arman Röportajı Nil Erkoçlar erkek olmaya nasıl karar verdi, ameliyatı nasıl gerçekleşti, Nil Erkoçlar neden erkek olmak istedi Ayşe Arman Nil Erkoçlar Özel Röportajı

    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı


    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

    26 yaşında.Oyunculuğa 10 yaşında reklam filmleriyle başlıyor, 15 yaşında Molped reklamında oynuyor, sonra dizi oyunculuğuna geçiyor. Sadece yetenekli değil, çok da güzel bir kadın.Fıstık gibi. İşte aynı Nil, şu anda karşımda erkek olarak duruyor. 3 hafta önce, ameliyatla erkek olmuş.Gazetelerde çıkan haberler doğruymuş.Fakat sadece bedeni değil erkek olan.Karşımdaki erkek, yeni adıyla Rüzgar, gerçekten bir erkek.Bütün enerjisi, verdiği his, beden hareketleri, konuşması, sesi, mimikleri…İnsan hayret ediyor.Kollarındaki dövmeler, oturması, kalkması, yürüyüşü… Ve göğsü dümdüz. Memeleri yok edilmiş. Bacağından da erkek cinsel organı yapılmış.20’li yaşlarında yakışıklı, alımlı bir erkek.Her şeyiyle erkek, güzel bir erkek.Kadınken de güzelmiş o ayrı.Ve o güzel kadın bedeni, 26 yıl boyunca içinde bir erkeği gizlemiş.Hatta hapsetmiş. Ve sonunda Rüzgar Erkoçlar, kendi özbenliğine kavuşmuş. Hakkında çıkan haberlerin aslını, birinci ağızdan duymanız için bana aşağıdaki röportajı verdi, yoksa konuşmaya, ortalığa çıkmaya niyeti yok…Büyük mücadeleler vermiş bu genç adama şans diliyorum. Ben onu çok sevdim. Yolu açık olsun.

    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı


    Farklı olduğunu hissettiğinde kaç yaşındaydın?

    - 5 ya da 6…

    Neydi peki farklılık?

    - Görüntüm kızdı ama diğer kız çocukları gibi değildim. Barbie’lerle, bebeklerle oynamıyordum. Aklım fikrim erkek oyunlarındaydı. Evcilik oynanacaksa da ben mutlaka baba olacaktım. Sonra futbol oynamayı seviyordum. İyi de oynuyordum. Mahallede takıldığım çocukların hepsi erkekti. Farklıydım işte. Tam adını koyamıyorsun ama içinde hissediyorsun. 14’üme geldiğimde anladım ki, ben kız filan değilim, basbayağı erkeğim.

    Ailen?

    - Bana çok destek oluyorlar, hep oldular. Ama onların da yaşananları kabul etmeleri kolay olmadı. Ben ortanca çocuğum. Bir ablam, bir de kız kardeşim var. Bizimkiler benim erkek olmamı çok istemişler. Ama kız doğmuşum. Biyolojik olarak tabii!

    Küçüklüğünde etek, elbise giydirilince rahatsız oluyor muydun?

    - Hem de nasıl. 10 yaşında filandım, bir çocuk markasının erkek reyonundan şort veya tişört aldı annem, daha doğrusu ben seçtim, o da itiraz etmedi. Dünyalar benim oldu! İçinde kendimi en rahat hissettiğim giysilerimdi. Saçlarımı, Amerikan tıraşı kestirince de kendimi çok beğenmiştim. O halimle bir akrabamızın düğününde kızlar tuvaletine girecektim, orada çalışan biri, “Oraya giremezsin! Erkeklere girmen gerekiyor” demişti de ne kadar mutlu olmuştum. İçimde bitmeyen bir savaş vardı, ruhumla bedenim arasında...

    Peki içindeki bu savaşı birilerine anlatabildin mi?

    - Hayır. Çok uzun süre kendi içimde yaşadım. Zaten konduramıyorsun da kız gibi hissetmiyorum ama hissettiğim şeyin tam adını da koyamıyorum. Ergenlikte duvara tosladım. Çünkü fark ettim ki, kızlardan hoşlanıyorum. Tıpkı bir erkek gibi. Ama bir kadın bedeni içindeyim. Bu korkunç bir şey! İmalat hatası. Kadınları beğeniyorsun, onlardan heyecan duyuyorsun ama senin ambalajın da kadın. Üstelik güzel bir kadın. Fakat eşcinsel değilsin. Ben lezbiyen olmadığımı biliyordum. Hep doğuştan bana verilmiş o biyolojik bedenden kurtulmak istedim. Onu kırıp çıkmak, özgürlüğe kavuşmak istedim…

    Peki regl olduğunda ne hissettin?

    - Çok geç regl oldum. Lise sondum. Zaten kız bedenimdeki her şey çok geç gelişti. Memelerim de geç çıktı.

    “Daha zayıf olayım, kadınsı kıvrımlarım olmasın” gibi düşüncelerin…

    - Yok, zaten zayıftım. Çok fazla ‘kadın formu’nda değildim.

    Peki ruhsal olarak ne tür değişimler yaşıyordun?

    - Hapishanede gibiydim. İçinden kıstırıldığım bedenden sürekli çıkmak, kurtulmak istiyordum. Bedenim kadındı, ruhum erkek. Ve nasıl yaparım da bedenimi ruhumla özdeşleştirebilirim diye uğraşıyordum. Sırf ruhsal tatmin için gidip erkek dükkânlarından alışveriş yapıyordum ama o da kesmiyordu. Hep bir şeyler eksik kalıyordu.

    Lisede filan hiç zorluk yaşamadın mı?

    - Yaşamaz mıyım, yaşadım ama hep içimde. Diğer kız arkadaşlarım nasılsa, ben de öyleydim görünüşte, hep etek giymek zorundaydım. Öyle görünmez listeler var, kadınsan şunları şunları yapacaksın, erkeksen bunları, bunları. Ben hep “Başkaları ne der?” düzenine göre hayatımı sürdürdüm.

    Şu an karşımda bir erkek duruyor. Ama google’daki fotoğraflarına baktığımda da çok güzel bir kadın…

    - Bu benim hem ödülüm hem lanetim. Bu dünyaya kadın bedeninde gelmişim, üstelik güzel bir kadının bedeninde. Güzellik tuhaf bir şeytan tüyü. Küçüklüğümden beri, “Ne güzel bir kızsın sen!” laflarıyla büyüdüm. Güzel olmak karşılıksız sevilmemi sağlıyordu. Beni hiç tanımayan insanlar sırf şirin, tatlı, güzel buldukları için benimle ilgileniyorlardı. E bu da kimsenin kolay kolay vazgeçebileceği bir şey değil, hepimiz sevilmek istiyoruz. Ama ne yazık ki, kendimi bir gün olsun kadın gibi hissedemedim.


    Oyunculuk kariyerin…

    - 10 yaşındaydım annemle birlikte bir cast ajansına yazıldım. O gündür bugündür oyunculuk yapıyorum. Reklamlarla başladım, sonra diziler geldi. İlki Molped reklamıydı, 15 yaşındaydım o zaman. İlk dizim ‘Seni Yaşatacağım.’ Berna Laçin’in kızını oynadım, sonra Kadir İnanır’la oynadım ve gerisi geldi, 16 senedir bu sektörün içindeyim…

    Oyunculuğunun, durumunu gizlemekte bir faydası oldu mu?

    - Oldu. İyi oyuncuymuşum demek ki, kimse bir şey anlamadı. Ama ‘hayatımı kolaylaştırdı mı’ diye sorarsan, hayır. Düşünme fırsatım bile olmadı. Sürekli çalışıyordum. Hiç durmadan. Kendi içime dönüp düşünebileceğim bir zaman kalmıyordu bana. Sadece iş. Sadece iş. Ve o işin ardı arkası kesilmedi.


    Peki bu kadar güzel bir kadına asılmıyor muydu adamlar?

    - İşte esas sorun oydu. Erkekler sürekli laf atıyor, beraber olmak istiyor, anlatamıyorsun. Hep susmak zorunda kalıyorsun. Her şeyi kendi içimde yaşadım. Ben kadın bedeniyle oyunculuk yaptığım dönemde, bir görüşmeye gideceğim zaman, o dişi kıyafetleri giymeden banyoda ağlardım. Çok zordu. Parlatıcı sürmek bile işkence gibi geliyordu bana. Kadınların hoşuna gider güzelleşmek, süslenmek, makyaj yapmak ama ben kadın değilim ki, nefret ediyordum. Hele topuklu ayakkabı giymek… Şu an o kadar rahatım, özgürüm ki, oynamama gerek yok, kendimim. Senelerce oynadım. Tamam dizilerde oyuncuydum ama onun dışında kendi gerçek hayatımda da oynuyordum Nil diye bir kadını. Sadece kamera önünde değil yani. Sete gittiğimde de bir kadın gibi davranmam gerekiyordu, el hareketlerimden mimiklerime kadar, oysa içimde fırtınalar kopuyordu...

    Ailenden kimse, “Tedavi olacaksın. Psikiyatristlere götüreceğiz seni. Düzelteceğiz” filan demedi mi?

    - Ben içimdekileri dışa vurmuyordum ki. Anneme 5 sene önce anlatmaya başladım. 5 yıl önce ona dedim ki “Ben kadınlardan hoşlanıyorum!”

    Eeee…

    - “Nasıl yani?” dedi. Beni lezbiyen zannetti. Yanlış anlamasın diye, “Ama ben eşcinsel değilim” dedim, “Kadınlardan kadın gibi hoşlanmıyorum, kadınlara karşı erkek gibi hissediyorum.” Zaten o yüzden bu yola girdim, o yüzden ameliyat oldum, o yüzden hormon alıyorum. Özüme dönüyorum. Özüm bu benim. Bir bütün olmaya çalışıyorum. İnsan her şeyden önce kendini sevmeli, ben kendimi sevmiyordum, kendimle barışık değildim. Ancak bu ameliyattan sonra barışabildim.

    Ameliyatı olmaya ne zaman karar verdin?

    - Son bir senedir yaşadığım psikolojik sorunlar çok ağır gelmeye başladı. Tamam çevreye karşı rol yapıyordum ama artık bünyem kaldırmamaya başladı. Kadınsın ve oyuncusun ya, “Niye hep kısa saçlısın?” diyorlardı, gittim saçlarıma kaynak yaptırdım. Bir taraftan da işimi iyi yapmak istiyordum fakat böyle davrandıkça da kendimden uzaklaşıyordum. Bu çelişkiler yüzünden sorun ağırlaşıyordu.

    Peki insan ameliyata girerken ne hissediyor?

    - Girerken değil de, çıktığımda ne hissettiğimi söyleyeyim: Yeniden doğmuş gibi hissettim. Nil öldü, Rüzgar doğdu.

    Göğüslerin kesildi mi?

    - Evet.

    Penis mi yapıldı?

    - Evet. Bacağımdan kemik alındı, üzerine bir de kas dokusu eklendi.

    Hormon almak nasıl etkiliyor insanı?

    - Sinirli oluyorsun. Yavaş yavaş kafa yapının da değiştiğini görüyorsun. Şu an daha iyiyim. Daha alışmış durumdayım. Ama cinsiyet değiştirme operasyonu ve süreci gerçekten zor ve eziyetli. Kimse bunu spor olsun diye, zevk olsun diye yapmak istemez. Katlanması kolay bir şey değil. Buna katlanıyorsan demek ki ortada 26 yıldır süren bir zorunluluk hali var.

    Bu kadar set, diziler, insanlar… Hiçbir şeylerden şüphelenmiyorlar mıydı?

    Bu kadar mı iyi gizliyordun?

    - Evet iyi gizlemişim. Zaten işime gidiyordum, merhaba, merhaba, işi bitirip eve dönüyordum.

    Peki adamlar memene bakıyorlar, popona bakıyorlar, yatağa atmak istiyorlar…

    - Kusacak hale geldim. Bir yere kadar ruhun dayanıyor sonra mümkün olamıyor. Artık ben bu bedenle devam edemeyeceğimi anladım. Ya bu beden bitecekti ya da ben…

    Bunun dışında gizli bir hayatın var mıydı?

    - Ben hayatım boyunca hiçbir erkekle birlikte olmadım, sevişmedim. Hiç erkek sevgilim olmadı. Hoşlanan insanlar oldu ama cinsel olarak hiçbir erkekle olmadım. Hep kadınlarla birlikte oldum. Ama bunu saklamak durumundaydım. Bir dizi yemeği oluyor mesela, “Erkek arkadaşın gelmiyor mu?” Hani “sevgilim sevgilim” diye lafını ediyorum ya, “Nerede sevgilin?” diyorlar, “Niye getirmedin” diyorlar, her defasında bir başka yalan söylemek zorunda kalıyordum.

    Peki içince… İçindeki erkek ortalığa çıkmıyor muydu?


    - Hayır hiçbir zaman.

    En zorlandığın dönem hangisiydi? Şimdi mi?

    - Hayır, şu an bir kalıbın içinden çıkıp, özgürlüğüme kavuştuğum dönem. Kendimi kuşlar kadar hafif hissediyorum. Çünkü yalan konuşmaktan nefret eden bir insanım ve hayatım yalandı. Nil olarak var olduğum müddetçe ben bir yalandım.

    Burada insan birini suçluyor mu? Ya “Ben neyim?” diye kendi kendine kahrediyor mu?

    - Yok kimseyi suçlamadım. Erkek olduğumu biliyordum. Bu konuda bir tereddüdüm yoktu. Sorun, kendimi yansıtamıyordum. O yüzden de kimseyle samimi olamadım, hep bir mesafe vardı insanlarla aramda. Bir ortama girmek istemiyordum, sohbet etmek istemiyordum, çünkü ben, ben değildim. İşim biter, ben giderdim.

    Bu anlattığın 26 yıllık yalnızlık…

    - Biraz öyle. Her şeyi kabul ederek bu yola girdim. İnsanların beni kabullenmesini de beklemiyorum. İsteyen eder, istemeyen etmez. Ama benim gerçeğim bu, ben erkektim, sadece bedenim farklıydı, şimdi özüme döndüm.

    Ameliyata nasıl karar verdin?

    - Hep erteliyordum. Biraz sonra, biraz daha sonra… Ama bir baktım ki kendin gibi olamadığın zaman, her şey ‘emanet’ duruyor. İstediğin kadar para kazan, o da tatmin etmiyor. Ben parayı değil, kendim olmayı tercih ettim. Oyunculuğu bırakmayı bile göz aldım…

    Peki ameliyata karar verince hemen “Gel” dediler mi?

    - Hayır, tabii ki öyle değil. İki sene Çapa’ya gittim. Çeşitli testler yaptılar. Psikolojik tedavi uyguladılar. Ben her terapide hissettiklerimi anlattım. Bir süre sonra doktor kararıyla hormon almaya başladım, yedi aydır kullanıyorum. İki senenin sonunda da “Artık kadından, erkek bedenine geçmeye hazırdır” diye heyet raporu aldım. O rapor olmadan ameliyat olabilmek mümkün değil.

    Ünlü olman ekstra sorun yarattı mı?

    - E, o yüzden gündeme geldim. Ama unutmasınlar ki, benim de bir ailem var. Bu süreçte onların da hırpalanmasını istemiyorum.

    Bu anlattıklarında ‘yanlış’ olan ne var ki? İnsanlar seni neyle suçluyorlar?

    - Suçlama değil de çok alışılagelen bir durum değil. O yüzden…

    Basında ve sosyal medyadaki kendinle ilgili haberleri okuyunca ne hissediyorsun?

    - Benim hayatım, benim seçimim, benim cinsel organım… Kimseyi ilgilendirmez. Kimseye laf düşmez. Böyle düşünüyorum.


    kynk: Hürriyet



    Fotoğraf:Emre Yunusoğlu

    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı
    HeRa bunu beğendi.
    İnsanlar aşk olmadan yaşayamayacaklarını söylerler,
    Onlara oksijenin daha önemli olduğunu söyleyin ..



    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

  2. #2

    Status
    Online


    EmeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Yer
    Kocaeli, İzmit
    Mesajlar
    20.024
    Konular
    13352
    Aldığı Beğeni
    745
    Beğendikleri
    130

    Cevap: Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

    Töbe est:))))) çok yazıldı çizildi bu zat-ı muhterem:D hayırlısı kıyamet yaklaşıyor:D
    " Senin sessizliğini anlamayan, muhtemelen senin sözlerini de anlamaz. "
    — Elbert Hubbard

  3. #3

    Status
    Online
    Co Admin

    NoBody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    25 12 2011
    Yer
    Kocaeli - İzmit
    Mesajlar
    32.096
    Konular
    14589
    Aldığı Beğeni
    694
    Beğendikleri
    201

    Cevap: Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

    İlginç kendi tercihi:D Bülent Ersoy konu olacak değil ya hep Türkiye'de :D
    İnsanlar aşk olmadan yaşayamayacaklarını söylerler,
    Onlara oksijenin daha önemli olduğunu söyleyin ..



    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

  4. #4

    Status
    Online
    Perhaps, Perhaps ,Perhaps

    HeRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    22 12 2011
    Mesajlar
    29.251
    Konular
    14713
    Aldığı Beğeni
    766
    Beğendikleri
    426

    Cevap: Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

    Çok konuşmayın değişime ayak uydurun :D :D :D
    Perhaps,Perhaps,Perhaps....

    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı



  5. #5

    Status
    Online
    Co Admin

    NoBody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)


    Üyelik tarihi
    25 12 2011
    Yer
    Kocaeli - İzmit
    Mesajlar
    32.096
    Konular
    14589
    Aldığı Beğeni
    694
    Beğendikleri
    201

    Cevap: Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

    HeRa senden başlasak:DDDDD
    İnsanlar aşk olmadan yaşayamayacaklarını söylerler,
    Onlara oksijenin daha önemli olduğunu söyleyin ..



    Nil Erkoçlar - Ayşe Arman Röportajı

Reklamlar

Reklamlar

LinkBacks (?)

  1. 07-18-2013, 16:37
  2. 03-18-2013, 15:01

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Benzer Konular

  1. Arman Kırım (1954-2011) Yemek Kitapları Yazarı
    By AdoNiS in forum Yazar & Şair & Gazeteciler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12-12-2013, 11:28
  2. RÜZGAR (Nil Erkoçlar)'ın Sevgilisi Aylin Tunceli
    By NoBody in forum Eski Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-09-2013, 08:16
  3. Nil(Rüzgar) Erkoçlar'a kötü haber
    By NoBody in forum Eski Haber Arşivi
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 03-01-2013, 11:45
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 01-02-2013, 01:27
  5. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 05-20-2012, 02:02

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
site ekle site ekle TOPlist - Toplist wordpress hittoplist.net

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391