Kemençe deyince aklınıza horon filan gelmesin baştan söyleyeyim. Bu karadeniz kemençesi değil, klasik kemençe. Bunda öyle çok oynanmaz. Genelde insanı hüzünlendirir. Tabi neşeli şeyler çalınmaz değil çalınır ama dokunaklı eserler çalınınca kemençeyle bir başka oluyor bence.

Üç teli olan bir sazımızdır kemençe. Tarihte bir çok millet benzerlerini kullanmış, ve şimdi de kullanmaya devam etmekteler. Ne yalan söyleyeyim kim bulmuş etmiş bilmiyorum. Bildiğim bir şey ise kemençenin mızraplı tanbur ile çok iyi gittiğidir. Bu yüzden size, Derya Türkân’ın kemençesiyle Murat Aydemir’in mızraplı tanburunun arkadaşlık ettiği “Ahenk” (1ve2) albümlerinin öneririm. Saz eserlerinin çalındığı bu albümler bu iki sazın uyumunun yanı sıra bize Türk Müziği’nin ne kadar dokunaklı olduğunu gösteriyor.

Müzik Aletleri - Klasik Kemençe Nedir ?

Neyse, kemençeye dönelim lafı dolaştırdık. Klasik kemençe, küçücük gövdesine rağmen diğer sazların sesleri bastıracak kadar güçlü bir ses vermektedir. Bunun sebebi de yaylı bir saz olmasının yanı sıra tellere parmak ile bastırılmayıp, tırnakların değdiriliyor olması imiş. Ben bir kaç kere denedim kemençe çalmayı. Ama hiç bana göre değil, çünkü tırnaklarımda titreyen tel vücudumu rezonansa sokuyor. Ama bence siz çalın kemençe. Cidden güzel, sesine bayılırım. Ne de olsa bir saz o da emek ister, pat diye öğrenilmez ama; çok fazla zor değil diyor kemençe ile ilgilenenler. Zaten ne farkeder ki, gerçekten öğrenmek isteyen insan ille de öğrenir.

Kaynak:sakinkafa