Ud - Ud Nasıl Bir Çalgı Aletidir? Ud Nasıl Bir Müzik Aletidir? Ud'un Tarihi Hakkında
Ud - Ud Nasıl Bir Çalgı Aletidir? Ud Nasıl Bir Müzik Aletidir? Ud'un Tarihi Hakkında

-UD-

KELiMENiN KÖKENi: El ud (Arapça). Odun Ağaç Öd Ağacı UDUN FiZiKi YAPISI
Bombeli olan arka kısmı 19 veya 21 çember şeklinde tahtadan yapılır. Gövdenin içi boştur. Göğüs ismi verilen ön kısımda; ortada büyük yanlarda iki küçük "gül" denilen oyuk bulunur. Mızrapla çalınır. 6 çift teli vardır. Eskiden tel olarak at kılı daha sonraları ise ince olan üç çift için kiriş (katküt) öbür üç çifti üzeri sim sarılmış ibrişim veya ipek kullanılırken bugün tellerin ince olan 3 çifti misina diğer 3 çift ise çeliktendir. Mızrabın yapıldığı malzeme de zaman içinde değişiklikler göstermiştir. Başlarda mızrap yapımında kartal kanadı kullanılırken kiraz ağacı kabuğu kösele bağa (kaplumbağa kabuğu) gibi malzemelerle mızraplar imal edilmiştir. Bugün mızrap yapımında yaygın şekilde ham madde olarak kullanılan malzeme plastiktir.

TARiHÇE

Udun icadı konusunda verilebilecek kesin bir tarih ulus veya dönem ismi yoktur. Hakkında bilinen; çok eskilerden beri kullanılan bir saz olduğudur. Eski Arap ve İran yazarları udun icadını Pythagoras'a diğerleri ise Platon'a atfederler. Abdülkadir Maragi ise udu Doğu milletlerinin kullanmış oldukları en eski çalgı olduğunu söyler ve udun icadı üzerine şu efsaneyi nakleder: “Lameş'in çok uzun ömrü olmuştur. Elli zevcesi ve yüz oda-lığı vardı bununla beraber hiç çocuğu olmamıştır. Hayatının sonuna doğru iki kızı oldu. Birine Sala birine de Bem ismini verdi. Bir müddet sonra bir oğlu oldu. Bundan çok sevinç ve neşe duydu. Çocuk beş yaşına gelince öldü.


Lameş o kadar ağladı ki cennetten kovulduğu zaman Adem'in ağlaması dışında dünyada hiç kimse ondan evvel bu kadar ağlamamıştı. Çocuğunun cesedinin daima görülebilmesi için Lameş onu bir ağaca astı ara sıra karşısına gidip onu kaybettiğinden dolayı ağlıyordu. Çocuğun cesedi ağacın üzerinde o kadar uzun kaldı ki eti ve derisi kemiklerinden dökülerek yere düştü. Lameş cesedi asmış olduğu ağaç dalını keserek ona az çok oğlunun şeklini verdi ve bu aletin üzerine at kıllarını bağlayarak gerdi. Bu kıllara parmakları ile dokunduğu zaman çıkan sesler onu ağlatıyordu.

Bir gün bu sesler ona öyle tesir etti ki derhal öldü. Lameş'ten sonra udun şekli değişikliklere uğradı ve bugünkü şeklini aldı.” Tarihte ud hakkında en kapsamlı bilgiyi verenlerden biri olan Farabi o döneme kadar 4 telli bir saz olan uda 5. teli eklemiştir. 6. telin ise hangi dönemde kimin tarafından eklendiği bilinmemektedir. Farabî ve ondan sonra gelen eski araştırmacıların yazdıklarından anlaşıldığına göre udun sapında perde bağları vardı. Bugün bu bağlar ne Türkler ne de Araplar tarafından kullanılmaktadır. Ud Müslüman Arab'ların İspanya'yı 711 yılında fethinden sonra Avrupa’ya geçmiştir. Ud ve udun benzeri olan lavta Avrupalı Halk Ozanları tarafından benimsenmiş yaylı ve mızraplı saz imaline lutherie = udculuk" ve imal eden ustaya "luthiste" denmiştir. Evliya Çelebi XVII. asır ortalarında İstanbul'da 9 profesyonel udi olduğunu bildirir. Bu sayı Evliya Çelebi’nin Diğer sazlar ve onu icra eden insanların rakamları ile kıyaslanır ise uda İstanbul'da rağbet edilmediğini gösterir. Gerçekten de bir dönem Türk Klasik Musikisinde tanbur uda tercih edilmiş ud adeta dışlanmıştır. Udun tekrar Klasik Türk Musikisinde popüler bir saz haline gelmesi XIX. asır sonlarında Arap Musikisi'nden alınmasıyla olmuştur.



iCRACISINA VERiLEN iSiM
Sazı icra edenlere Türkler udi Araplar ise avvâd demişlerdir.


Ud Nasıl Bir Çalgı Aletidir? Ud Nasıl Bir Müzik Aletidir? Ud'un Tarihi Hakkında