Bir varmış, bir yokmuş, Allah'ın deli kullan çokmuş. Bizden daha delisi, hiç yokmuş. Çok demesi pek günahmış. Azdan çoktan, hoppala, hoptan. Sana bir mintan yaptırayım, çerden çöpten. İlikleri karpuz kabuğundan, düğmelen turptan. Zaman o zaman idi. Bit bineğim, pire yedeğim idi. Dan topuzum, çavdar kalkanım idi. Bir tüfeğim var idi. Ayran ile doldurur, şerbet ile ateşlerdim. Çıkardım dağlar başına. Bre, bre! der gezerdim. Yetmiş karga ayağa kalkardı. Ağa geliyor diye.

Bre ağalar, bre beyler! Eliften beye çıktım. Seğirttim köye çıktım. Çobandan kaymak yedim. Ağadan deynek yedim. Deyneği kuşa verdim. Kuş bana kanat verdi. Çaldım kanadı yere, uçup gittim göklere. Baktım bir has bahçe. İçinde sular akar. Oturmuş çeşme başında iki güzel bana bakar. Büyüğüne selam verdim, küçüğüne tutuldum....

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde., dırıltıydı, mırıltıydı, raftan fincan düştü kırıldıydı. Hem de ne fincan ya! Dedemin dedesinden kalma, kulpu kırık, kenarı yok, şu ahım şahım fincan...o akşam ne cezveyi köpürdetebildim, ne kahveyi höpürdetebildim. Bakın hele, şu ettiği yetmiyormuş, kırdığı kırkı geçmiyor muş gibi, bir de karşıma geçip ohh çekmez mi, bizim düdük fare! Kızmayın benim canım efendim, bu fa renin derdinden bittim, tükendim. Benim gibi bir a dam değil, kambur felek, kadife yelek bile dayana maz buna. Bir gece değil, beş gece değil, her gece bu kuyruğunu yay ediyor, unu bulguru pay ediyor, yağı kıymayı zay ediyor. Öyle ya, hani han, hani hamam? Bir gece düşündüm taşındım, tatlı tatlı kaşındım. Baktım ki olur gibi, olacak gibi değil, ne yapıp ettim, telli pullu bir arzuhal yazdım kediye. Dileğim yerini bulursa, kilerde nöbet bekleteceğim.


En Güzel Masal Tekerlemeleri