Hz. Adem (ADEM)'in İsim Kelimesinin Sırrı ve Hikmeti...ALLAH Âdem’in, kendi zahirî sureti olan bedeninin ortaya çıkışındaki hikmeti (yani, Âdem’in bedeninin âlemin hakikatlerinden ve suretlerinden inşa olunmasının, bir halife olarak, âlemin muhtaç olduğu her şey ile kaim olması gerekliliğinden dolayı olduğunu) öğrendiğin gibi; Âdem’in, kendi bâtıni sureti olan ruhunun ortaya çıkışındaki hikmeti de (yani, Âdem’in bâtıni suretinin Hakk’ın sureti üzere inşa olunup, O’nun işitmesi ve görmesi olduğunu) öğrenmiş oldun. Ve bildin ki o, hem halk hem de Hak’tır. Ve onun –kendisiyle Halifeliği hak ettiği– her şeyi birleyici [mecmu] olan rütbesini de bildin. Âdem kendisinden bütün bir insan türünün yaratıldığı bir-olan nefs’tir [nefs-i vahid]. Ki Hak Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Ey insanlar, sizi bir tek nefsten yaratıp, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkekler ve kadınlar çıkaran Rabbinizden sakının!” [Nisa Suresi, 14/1]. O’nun, “Rabbinizden sakının” sözü şu anlama gelir: “Sizden zahir olanı Rabbiniz için korunak [vikaye] kılın ve sizin için batın olanı da ki o Rabbinizdir, zahiriniz için korunak kılın.” Ve gerçekte iş, yergi ve hamddır. Ve (senden zahir olan yerilesi fiillerini Hakk’a izafe etmeyerek) yergiye korunak ol ve hamd ile O’nu kendine korunak kıl ki, ilim ve edep sahiplerinden olasın.

Sonra, Allahu Teâlâ, Âdem’e ne verdiyse kendisine gösterdi. Ve Âdem’e verdikleri iki eli arasındaydı. Bir elinde âlem ve öbür elinde de Âdem ve her biri kendi mertebesinde bulunan onun soyundan gelenler vardı.

Allahu Teâlâ’nın Âdem’i “İki Eli” arasında cem etmiş olması, onu şereflendirmek içindi. Bundandır ki, Hak Teâlâ İblis’e, “İki Elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir?” [Sâd Suresi, 38/75] buyurdu - ki Âdem, Hak Teâlâ’nın İki Eli’ne karşılık gelen iki suretin, yani âlemin suretiyle Hakk’ın suretinin cem olmaklığından başka bir şey değildir. İblis ise ancak âlemin bir parçası olduğundan, bu cem’iyet onda ortaya çıkmadı. Ve Âdem, bu vasfından dolayı halife oldu. Eğer halife kılındığı şeyde, kendisini halife kılanın suretiyle zahir olmasaydı, kendisine halifelik verilmezdi. Ve eğer, üzerlerine halife kılındığı ve (bundan dolayı) kendisine dayanıyor olan uyrukların bütün talepleri kendinde bulunmasaydı ve onların taleplerini karşılayacak durumda olmasaydı, onlar üzerine halife olmazdı. Böyle olunca kendisine muhtaç olanların tümünü birden kendinde barındırması kaçınılmazdır.



Hz. Adem (ADEM)'in İsim Kelimesinin Sırrı ve Hikmeti